MAHKEMESİ:TİCARET MAHKEMESİ
VEKİLİ: AV. ...
VEKİLİ: AV. ...
Taraflar arasında görülen davada ... ... 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 04/07/2013 tarih ve 2012/305-2013/391 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin tapuda kayıtlı taşınmazını 14.3.2011 tarihinde dava dışı ...'ndan satın aldığını, eski malik tarafından işbu taşınmaz satın alınırken davalı bankadan konut kredisi kullanıldığını, bu nedenle müvekkili tarafından satın alınan taşınmaz üzerinde davalı lehine 1. derecede, 230.000 TL bedelli, ana borç ipoteği kurulduğunu, taşınmazın alım-satımı sırasında davalı banka ile yapılan görüşmede kalan borç miktarının 98.600 TL olduğu ve bu bedelin ödenmesi halinde ipoteğin fek edileceğinin bildirildiğini ve bakiye borcun müvekkili adına 12.3.2011 tarihinde dava dışı Saffet İşler tarafından yatırıldığını ancak, davalı tarafından ipoteğin fek edileceği bildirilmesine rağmen sürekli geciktirildiğini ve ipoteğin fekki için kalan borcun müvekkilinden tahsil edilmesine karşın ipoteğin fek edilmediğini ileri sürerek, taşınmazın tapu kaydına davalı lehine konulan ipoteğin, bedelinin tamamen ödenmiş olması nedeniyle terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının satın aldığını iddia ettiği taşınmaz üzerinde müvekkili lehine dava dışı ... Naiboğlu tarafından ipotek tesis edildiğini, anılan şahsın taşınmazı müvekkili bankadan konut kredisi kullanarak satın aldığını, kullanmış olduğu konut kredisi bakiye toplamını 14.3.2011 tarihinde nakden ve tamamen ödediğinden müvekkiline konut kredisi nedeniyle bir borcunun kalmadığını, bu ödeme sırasında kendisinin ipoteğin terkini konusunda bir talebi ve müracaatı olmadığı gibi, müvekkilinin de kendisine bu bedeli ödediğinde ipoteğin kaldırılacağı konusunda bir taahhüdünün ya da tarafların bu konuda bir mutabakatının bulunmadığını, ipotek resmi senedi uyarınca ipoteğin, sadece konut kredi alacağının teminatı olmayıp, diğer alacakların da teminatını teşkil ettiğini yani, ipoteğin, ipotek verenin müvekkiline kefalet nedeniyle olan borçları dahil tüm borçlarının teminatını oluşturduğunu, ipotek verenin müvekkili bankadan kredi kullanan dava dışı ... Denizcilik ve Tic. A.Ş. ile ...Denizcilik Petrol İnşaat San. ve Tic. A.Ş.'nin kullandıkları genel kredi sözleşmelerinin de müteselsil kefili olup, ipotek verenin bu kefaletleri nedeniyle müvekkiline borçlu olduğunu, bu borçlar ödenmeden ipoteğin kaldırılamayacağını savunarak davanın reddini istemiş, yargılama sırasında ise davanın açılma tarihinden sonra yeni bir ipotek ile müvekkili tarafından dava dışı şirketlere verilen kredilerin teminatlandırıldığını, bu nedenle dava konusu taşınmaz üzerindeki ipoteğin kaldırılmasının önünde bir engel kalmadığını ve bunun için gerekli işlemlerin yapıldığını beyan etmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, 24.07.2012 tarihinde yeni ipotek tesisi ile dava dışı ... Denizcilik ve Tic. A....ile ... Denizcilik Petrol İnş. San. Ve Tic. A....ne verilen kredilerin yeniden teminatlandırıldığı, dava konusu taşınmazda banka lehine tesis edilen ipoteğin kaldırılmasının önünde bir engel kalmadığı, davanın 09.03.2012 tarihinde açıldığı, dava tarihi itibariyle ipoteğin kaldırılmasının koşullarının gerçekleşmediği gerekçesiyle, konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına ve davalı lehine nispi vekalet ücretine hükmedilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve dava tarihi itibariyle ipoteğin terkin koşulları oluşmadığından yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 28/05/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.