MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 26/12/2012 tarih ve 2009/532-2012/773 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalıya ait .... A.Ş .... şubesine ait 13/08/2009 keşide günlü 8.000.00 TL tutarlı çekin ciro silsilesi yolu ile iyi niyetli 3. kişi konumunda bulunan müvekkiline intikal ettiğini, davacının çeki, keşiden gününden bir gün sonrasında tahsil etmeye gittiğinde çekin üstündeki imza ile firma imza sirkülerindeki imzaların uyuşmaması üzerine ödeme yapılmadığını, davalının aynı imza ile çok sayıda çek yaprağı ödediğini, davalının .... A.Ş. Cevizli şubesinden aldığı çek koçanlarını firmada imzaya yetkilendirmiş şahıslar tarafından imzalandığını, ancak firma yetkililerinin başkaları tarafından imzalanan çek yapraklarının tedavüle çıkmasına yetkisiz temsil hükümlerini kabul ederek rıza gösterdiğini, davaya konu çek dışındaki tüm çekleri ödediğini ileri sürerek, 8.000,00 TL alacağın 13/08/2009 gününden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına ve toplanan delillere göre, davalı tarafın davaya konu çekin bulunduğu boş defterin zayi olduğunu savunmakta olduğu, bu hususta Kadıköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde 2008/601 esas sayı ile çek iptali talebinde bulunmuş olduğu, boş çek üzerindeki imzanın davalı şirket temsilcisine ait olmadığını da savunduğu, yapılan bilirkişi incelemesi ile davacının alacak davasına konu yaptığı çekteki imzanın davalı şirket temsilcisine ait olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 26.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy