MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 10. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 08.05.2013 tarih ve 2013/241-2013/206 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava konusu meblağ 18.563 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK'nın 3156 sayılı Kanunla değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, dava dışı ... Ticaret A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı ... ile davacı arasında 20/12/2011 tarihli protokol imzalandığını, bu protokolün 8. maddesiyle davalının, taraflar arasında çıkabilecek ihtilafların çözümü için hakem tayin edildiğini, ... Tic. A.Ş’nin söz konusu protokole dayanarak davacı aleyhine tahkim davası açtığı, bu dosyada hakemlik görevinin ilgili protokol gereğince davalı tarafından yerine getirildiğini, davalı hakemin görevini yerine getirirken tarafsızlığına şüphe düşürecek şekilde usul kurallarına uymadığını, dava dışı şirket ortakları ile ticari ilişkilerinin bulunduğunun tespit edildiğini, davalı hakemin söz konusu protokolü şahit olarak imzalaması nedeniyle hakem olarak görev yapmasının mümkün olmadığını, dava dışı şirketle aynı zamanda hizmet ilişkisi içerisinde bulunduğunu, hakemlik yaptığı davada yanlı ve taraflı davrandığını, bu nedenle hakem aleyhine ... 13. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde dava açılarak hakemin reddinin talep edildiğini, ancak mahkemece davanın reddine karar verildiğini belirtilerek, hakem ... 'in reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, dava dilekçesinde yeni bir red nedeni bildirilmemiş olduğu, ... 13 Asliye Hukuk Mahkemesi’nin kararı, HMK'nın 418/4. maddesi uyarınca kesin karar niteliğinde olduğu, mahkemece verilen bu karar taraflar için kesin hüküm niteliğinde olup, işbu mahkeme için de bağlayıcı olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Mahkemece verilen gerekçeli kararda, tarafların kararı temyiz edip edemeyecekleri ve kararın temyizi kabilse hangi süre içinde kararın temyiz edilebileceğine ilişkin olarak yer alan hususlar tavzih suretiyle düzeltilecek nitelikte olmadığından tavzih kararına yönelik davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile mahkemenin 16/05/2013 tarihli kararının bozularak kaldırılmasına ve davacı vekilinin asıl karara yönelik temyiz isteminin incelenmesine karar vermek gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin asıl karara yönelik temyiz istemine gelince; HMK.’nın 418/4. maddesi uyarınca mahkemece verilen karar kesin nitelikte olduğundan, davacı vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, mahkemenin 16/05/2013 tarihli tavzih kararının bozularak KALDIRILMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 02.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy