MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 13/11/2013 tarih ve 2013/93-2013/537 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, keşidecileri Yavuz Erkan olan, 30.11.2010, 30.12.2010, 30.07.2010, 20.08.2010, 30.05.2010, 30.06.2010, 30.09.2010 keşide tarihli 7 adet çekin davalı banka şubesine ibraz edilerek çeklerin keşide tarihleri itibariyle bankanın ödemekle yükümlü olduğu her bir çek için 600,00 TL olmak üzere toplam 4.200,00 TL'nin ödenmesi talep edilmiş ise de, çeklerin banka şubesine değil takas odasına ibraz edildiği gerekçe gösterilerek ödeme yapılmadığını, bankanın gerek 3167 ve gerekse 5941 sayılı Yasa'lara göre ödeme yapmak zorunda olduğunu, zira, çeklerin takas odasından çıktığını ve çeklerin asıllarının muhatap bankaya ibraz edildiğini belirterek şimdilik 4.200,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu çeklerin takas odası aracılığıyla ibraz edildiğini, çekten doğan alacak hakkının TTK hükümlerine göre altı aylık zamanaşımı süresine tabi olduğunu, uyuşmazlıkta 3167 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanması gerektiğini, çek asıllarının müvekkili bankaya ibraz süresi içinde getirilmediğini, faiz talep edilemeyeceğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan delillere göre, 5941 sayılı çek kanunun 8/4 maddesi gereğince takas odaları aracılığıyla ibraz edilen çekler için 3 maddenin 3 fıkrasında belirlenen zorunluluk miktarı dahil kısmi ödeme yapılamayacağı ve bu durumun muhatap bankanın sorumluluk tutarını ödemekle yükümlülüğünü ortadan kaldırmayacağının düzenlenmiş olduğu, 6273 sayılı Yasa'nın 6 maddesi ile 5941 sayılı Çek Kanunu'na eklenen geçici 3 maddenin 3 bendi gereğince, bu kanununun bu maddenin yayın tarihinden önce yürürlükte bulunan hükümleri ile mülga 3167 sayılı Kanun hükümleri gereğince düzenlenmiş olan eski şeklinin hukuki geçerliliğinin devam edeceğinin, aynı maddenin 4 bendi gereğince bankaların müşterilerine verdikleri eski çek defterleri ile ilgili olarak muhatap bankanın 3 maddenin 3 fıkrasına göre ödemekle yükümlü olduğu tutara ilişkin sorumluluğunun 30/06/2018 tarihinde sona erdiğinin belirtildiği, dava konusu çekler mülga 3167 sayılı Yasa hükümleri zamanında düzenlenmiş olsa da 5491 sayılı çek Kanunu'nun geçici 3 maddesinin 3. ve 4. bendleri gereğince geçerliliklerinin devam ettiği, özellikle 4 bentte vurgulandığı üzere bankanın müşterilerine verdikleri eski çek defterleri ile ilgili olarak muhatap bankanın 3. maddenin 3. fırkasına göre ödemekle yükümlü olduğu tutara ilişkin sorumluluğun dava tarihi itibariyle sona ermediği, dava konusu edilen çekler takas odasına ibraz edilse bile muhatap bankanın hükümlü olduğu tutarı ödemek zorunda olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 4.200,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 215,15 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 27.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy