MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada.... Sulh Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 19/11/2013 tarih ve 2013/277-2013/820 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasındaki taşıma sözleşmesine göre davalının bir kısım ödemeyi yapmadığını, 1.850 TL asıl alacağın tahsili için yapılan icra takibine davalının itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptalini, davalının %40'tan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, Dairemizin 02.04.2012 tarih, 2010/14567 Esas, 2012/5082 Karar sayılı bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde; davacı şirketin davalı ile yaptığı sözleşme gereği okul servisi hizmeti sunduğu, sözleşmeye uygun olarak sunulan servisten 2009 yılı Şubat-Mart-Nisan-Mayıs-Haziran aylarında yararlanma imkanı olduğu halde yararlanmadığı, ortada serbest iradeyle yapılmış bir sözleşme bulunduğu ve davalının sözleşme gereklerinin davacı tarafça yerine getirilmediğini ispat edemediği, hakkında yapılan icra takibinin yerinde olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile davalının İstanbul 1. İcra Müdürlüğü'nün 2009/19815 esas sayılı dosyasıyla 1.850,00 TL alacak için hakkında yapılan takibe yönelik itirazın iptaline, dava konusu paranın miktarı yargılama sonucu tespit edileceğinden icra inkar tazminatı talebinin ise reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Temyiz dilekçesinin verilme usulü 1086 sayılı HUMK'nın 434. maddesinde açıklanmış olup, buna göre temyiz dilekçesinin temyiz defterine kaydettirilip, temyiz harcının yatırılmış olması gerekmektedir. Davacı vekili tarafından temyiz dilekçesi verilmiş ise de temyiz harcı yatırılarak temyiz defterine kaydedilmediğinden, usulüne uygun yapılmayan temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz isteminin reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir olunan 1.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, temyiz harcı peşin alındığından davacıdan başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, istek halinde aşağıda yazılı 6,55 TL harcın temyiz eden davalıya iadesine, 03.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy