Taraflar arasında görülen davada verilen 31/12/2009 tarih ve 2009/1347-2009/1347 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi itiraz eden vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
İhtiyati hacze itiraz eden borçlu ... vekili; her ne kadar ihtiyati haciz isteyenin 3.kişiye verdiği krediye müvekkili kefil ise de bu güne kadar hesap kat edilerek müvekkiline hesabın kat edildiğine dair bir ihtar gönderilmediğini, icra dosyası içerisinde Noterliğinden keşide edilen 23.05.2008 tarih ve 0003584 yevmiye nolu ihtarnamenin müvekkiline tebliğ edilmediğini, dosyaya sunulan tebligat parcasına göre iade olunduğunu, bu nedenle borcun müvekkili muaccel olmadığını ileri sürerek, itirazlarının kabulü ile ihtiyati haciz kararının itiraz eden ... bakımından kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Alacaklı vekili; Müvekkili banka ile ...arasında mzalandığını, söz konusu kredi borcunu müşterek müteselsil kefil olarak imzaladığını, kredi borcunun ödenmemesi üzerine borçlulara ihtarname gönderilerek hesabın kat edildiğini, borçlu hakkında Kocaeli 5.İcra Müdürlüğü'nün 2008/10342 esas sayılı dosyasından ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibi başlatıldığını, ancak borcun borçlu ve kefilleri tarafından ödenmemesi üzerine ipotekli gayrimenkulün satışa çıkarıldığını ve yapılan ihalede 27.000,00 TL bedelle alacağa mahsuben müvekkili bankaya ihale edildiğini, sonrasında dosya borcunun kapanmaması üzerine borçlu ve kefilleri hakkında ihtiyati haciz kararı alınarak icra takibi başlatıldığını, borçlunun itirazının haksız olduğunu savunarak, itirazın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; davacı banka tarafından hesabın kat edildiği ve tebliğ edilemese dahi sözleşmedeki adrese kat ihtarnamesinin gönderildiği, bu şekilde alacağın muaccel olduğu kaldı ki alacağın muaccel hale gelebilmesi için kredi hesabının kat edilmesi yeterli olup, ayrıca hesabın katına ilişkin ihtarnamenin borçlu veya kefile tebliği zorunluluğu da bulunmadığı gerekçesiyle itirazın reddine karar verilmiştir.
Kararı, itiraz eden vekili temyiz etmiştir.
.../...
-2-
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, itiraz eden vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, itiraz eden vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 20/03/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy