MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
VEKİLİ: AV. ...
VEKİLİ: AV. ...
Taraflar arasında görülen davada ...1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 28/11/2013 tarih ve 2013/511-2013/354 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ve davalının bir takım şirket hisselerini birbirlerine devredeceklerini ve bu devir sonrası 50.000 TL'nın davalı tarafından müvekkiline ödeneceği konusunda anlaştıklarını, müvekkilinin şirket hisselerinin devri konusundaki tüm yükümlülüklerini yerine getirmiş olmasına rağmen, davalının 50.000 TL'yi ödemediğini, bunun üzerine davalıya ihtarname çekildiğini, davalı bu ihtarnameye rağmen de ödeme yapmayınca icra takibi yaptıklarını, davalının borcunun olmadığını bildirerek takibe itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile %40 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının protokoldeki yükümlülüklerini yerine getirmediği halde 50.000 TL'nın ödenmesini talep edemeyeceğini, müvekkili tarafından davacıya 50.000 TL'na mahsuben ödemelerin yapıldığını, bakiye 1.038 TL'nin ise davacının protokolle kararlaştırılan yükümlülüklerini yerine getirince ödeneceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davalının taraflar arasında düzenlenen 12.07.2005 tarihli protokol uyarınca davacıya 50.000 TL borcu olduğu, bu borcun 4.000 TL'sini 2.000'er TL olmak üzere iki seferde davacıya ödediği, davacının ödenen bu bedeli kira bedeli olarak tahsil ettiğini ispatlayamadığı, dolayısıyla davalının sözleşmeden kaynaklanan 46.000 TL borcu davacıya ödemediği, davalının ödemediği bu miktarı, temerrüde düştüğü noter ihtarının tebliğ tarihi olan 05/04/2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödemekle yükümlü olduğu, ayrıca davalının icra takibine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğinin anlaşıldığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalının itirazının kısmen iptali ile takibin 46.000 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa noter ihtarının tebliğ tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, asıl alacak üzerinden hesaplanan %40 oranında 18.400 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Ancak, mahkemece, noter ihtarnamesinin tebliğinden itibaren 10 gün atıfet mehli verildiğine göre, temerrüt faizinin başlangıcının buna göre belirlenmesi gerekirken hatalı olarak noter ihtarının tebliğ tarihinden itibaren faize hükmedilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmekte ise de, yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın anılan yönden düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının 1 numaralı bendinde yer alan “...05/04/2006 tarihinden (noter ihtarının tebliğ tarihinden)...” ibaresinin çıkarılarak yerine “...16/04/2006 tarihinden...” ibaresinin konulması ile kararın bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 26/05/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.