Taraflar arasında görülen davada verilen 21.06.2012 gün ve 2011/99-2012/122 sayılı kararı onayan Daire’nin 30.09.2013 gün ve 2012/18842-2013/16986 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin şişe ürününü içeren tasarımının nezdinde tescilli bulunduğunu, anılan tasarımın Haziran 2005 tarihinden buyana Yeni Rakı markalı ürünün piyasaya sunumunda kullanıldığını, tasarımın bilinen ince belli özgün bir şişe olduğunu ve müvekkili firma tarafından ortaya çıkarıldığını, 18.06.2010 tarihinde davalının müvekkili tasarımının aynısını içeren 2010/3440 sayılı tasarım tescil başvurusunda bulunduğunu, başvurunun ilanı üzerine müvekkilinin itirazda bulunduğunu, ancak itirazlarının nihai olarak kararıyla reddedildiğini, oysa başvuru konusu tasarımın yenilik ve ayırt edicilik niteliklerini taşımadığını ileri sürerek davalı tarafından gerçekleştirilen 2010/3440 sayılı tasarımın tescilinin kesinleştirilmesine dair tarafından tesis olunan 2011/T-224 sayılı kararın iptaline ve davalı adına tescil olunan tasarımın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı 0 sayılı başvuru konusu tasarımın, davacının tasarım tescilindeki biçimden genel izlenim itibariyle farklı olduğundan yenilik ve ayırt edicilik vasıflarını taşıdığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı cevap vermemiştir.
Mahkemece, davalıya ait 2010/3440 sayılı tasarımın ayırt edicilik vasfının ve yenilik unsurunun bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 30.09.2013 tarihli kararı ile onanmıştır.
Davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 01,95 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 228,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak gelir kaydedilmesine, 27.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy