MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada.... Fikri ve Sınaî Haklar Mahkemesi’nce verilen 20/11/2013 tarih ve 2013/74-2013/215 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 27.08.2010 tarihinde anılan "üç boyutlu şişe" biçiminden müteşekkil işaretin 3, 5 ve 11.sınıf ürünler için tescili amacıyla ....'ye marka tescil başvurusunda bulunduğunu, 2010/55924 kod numarası verilen marka tescil başvurusunun Markalar Dairesi tarafından 556 sayılı KHK’nın 7.maddesinin a bendi hükmü mesnet alınarak ayırt edici olmaması gerekçe gösterilerek reddedildiğini, bu karara karşı yaptıkları itirazlarının YİDK tarafından 2013/M-447 sayılı kararla nihaî olarak ret edildiğini ileri sürerek, TRIPS’in 15 ve 556 sayılı KHK’nın 5 ve 7/son maddeleri hükümleri uyarınca, başvurularının reddine yönelik olarak tesis olunan YİDK kararlarının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı .... vekili, kurum tarafından yapılan işlemlerin usul ve yasaya aykırı olmadığını, davacının tescil ettirmek istediği işaretin ayırt edici olmaması sebebiyle 556 sayılı KHK’nın 7. maddesinin a bendi hükmü uyarınca tescilinin olanaklı bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, uyuşmazlığa konu şeklin, şampuan ürünlerinin pazarlanmasında kullanılması için üç boyutlu şekil markası olarak tescilinin istendiği, bu şeklin benzerlerinin, birçok ülkede tescillerinin gerçekleştirildiği ve herhangi bir ret sebebi ile karşılaşmadığının sunulan tescil belgelerinden anlaşıldığı, davacının tescil başvurusunun konusu olan işaretin, ürünlerin tanım ve vasıflarına uzak, davacıya ait teşebbüsün mal ve hizmetlerini başka işletmelerin mal ve hizmetlerinden ayırt etmeyi sağlamaya olanak verecek nitelikte olduğu, anılan biçimi taşıyan ürünün, daha önce davacı dışında piyasaya arz edenin bulunmaması, marka olabilmek için yenilik unsurunun aranmaması karşısında davacının daha önceki tarihlerdeki piyasaya sunumlarının sonuca olumsuz etkisinin olmaması ve esasen bir işaretin marka olabilmesi için yaratıcılık gibi bir kriterin de aranmamış olması karşısında, ilk defa davacı tarafından vücuda getirilip yaratılmış bu işaretin 556 sayılı KHK’nın a bendi yanında, c, d ve e bentleri anlamında da bir aykırılık taşımadığı, özellikle anılan işaretin benzerlerinin ülkemiz ile aynı sayılabilecek hukukî metinlere sahip birçok ülkede ve kurumda tescil edilmiş bulunması karşısında TRİPS’in 15. maddesi hükmü de nazara alınarak YİDK kararının iptali koşullarının oluştuğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile .... YİDK'nın 2013/M-447 sayılı kararının iptaline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve dava konusu başvurunun 556 Sayılı KHK'nın 7/1-a bendi uyarınca mutlak red nedenleri kapsamında reddedilemeyecek işaret niteliğinde olduğunun anlaşılmasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 09/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy