Taraflar arasında görülen davada Mahkemesi’nce verilen 15/05/2012 gün ve 2010/214-2012/77 sayılı kararı onayan Daire’nin 21/10/2013 gün ve 2012/17122-2013/18332 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin Dünyaca tanınmış pek çok markanın sahibi olduğunu, bu markalardan birisinin de ülke çapında tanınmış hale gelen 8 rakamını çağrıştıran veya içeren “sekiz kek” olarak bilinen ve adlandırılan tasarımları ve markaları olduğunu, sekiz kek markasının tanınmış bir marka olduğunu, davalı şirketin, marka başvurusu yanında sekiz kek olarak adlandırılan kek şeklini fiilen ürün ambalajlarında kullanıldığını müvekkili şirketin, yapılan bu başvuruya, nolu markalarını dayanak göstererek itiraz ettiğini ve başvurunun reddedilmesini talep ettiğini, kararına dayanak gösterilen 2008 01094 sayılı tasarım hakkında hükümsüzlük davası açıldığını, bu davada davalı tasarımının hükümsüz sayılmasının, tescile olan itirazlarına ayrıca haklılık kazandıracağını, müvekkilinin işbu tasarım hükümsüzlüğü davasına müdahil olmayı da planladığını, müvekkilinin sekiz kek şeklini ve “8 kek markasını” davalı marka başvurusundan önce fiilen kullandığından öncelik hakkına sahip olduğunu, bu nedenle davalı marka başvurusunun tescil edilemeyeceğini, bu marka tescil edilmiş ise 556 sayılı KHK’nın 42. maddesi 1.fıkrasının b bendi hükmü gereğince markanın hükümsüz sayılmasına karar verilmesi gerektiğini, müvekkili tasarımının marka başvurusunda kullanılmasının, 556 sayılı KHK’nın 8/5 hükmü karşısında mümkün olmadığını ileri sürerek, 20.10.2010 tarih ve 2010-M-4258 nolu kararının iptalini, sayılı başvurunun işbu dava devam ederken tescil edilmiş olması halinde hükümsüzlüğü ile terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalıvekili, davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili; davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın reddine dair verilen karar davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce onanmıştır.
Davacı vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
./..
-2-
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 52,40 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 228,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak ’ye gelir kaydedilmesine, 25/03/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy