Taraflar arasında görülen davad verilen 17.10.2012 gün ve 2012/69-2012/185 sayılı kararı onayan Daire’nin 30.10.2013 gün ve 2013/1441-2013/19075 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin " ibareli 16.sınıf ürünleri içeren marka tescil başvurusuna, davalı şirket tarafından itiraz ediliğini, itiraz üzerine başvrularının kısmen reddedildiğini, kısmen red kararına karşı yaptıkları itirazın tarafından, davalının, başvuruya konu ibare üzerinde öncelik hakkı bulunduğu gerekçesiyle reddedildiğini, oysa müvekkili şirketin dava konusu ibare üzerinde öncelik hakkı bulunduğunu, müvekkilinin anılan ibareyi, kullanım sonucu ayırt edici hale getirdiğini ileri sürerek kararının iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Diğer davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın reddine dair verilen karar, davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce onanmıştır.
Davacı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 01,95 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 228,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak gelir kaydedilmesine, 25.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy