Taraflar arasında görülen davada Mahkemesi’nce verilen 12.12.2012 tarih ve 2012/68-2012/232 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline gönderilmişti. Bu noksanlıkların giderilerek dosyanın gönderildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin 09.03.2010 tarihinde " ibareli 19. sınıf malları içeren marka tescil başvurusunda bulunduğunu, 2010/14907 kod numarası verilen başvurunun yayımlandığını, bunun üzerine davalı şirketin " ibareli markalarına dayanarak başvurunun reddi istemiyle itirazda bulunduğunu, itirazın Markalar Dairesi tarafından kabul edilerek müvekkili başvurusunun reddedildiğini, bu kez müvekkilinin ret kararının kaldırılması istemiyle itirazda bulunduğunu, itirazın sayılı kararıyla reddine karar verildiğini, kararın hukuka uygun bulunmadığını, görsel, sescil ve biçimsel olarak "ibareli başvurunun redde mesnet "" ibareli markalarla ortalama tüketicileri iltibasa düşürebilecek derecede bir benzerlik taşımadığını ve iltibas yaratmayacağını, müvekkilinin anılan işareti 1922 yılında kurulan v bulunan, tarihi ve çok tanınmış bir mimari yapıda bulunan otel işletmesinde kullandığını iddia ederek, kararının iptaline ve başvurunun tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalıvekili; kurumun yapmış olduğu işlemlerin hukuka uygun bulunduğunu, görsel, anlamsal ve sescil olarak başvuru konusu işaret ile redde mesnet markaların bıraktığı genel izlenimin aynı olduğunu, kapsamlarındaki malların da aynı tür olduğunu, iltibas doğmasının kaçınılmaz olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket vekili; görsel, anlamsal ve sescil olarak başvuru konusu işaret ile redde mesnet markaların bıraktığı genel izlenimin aynı olduğunu, kapsamlarındaki malların da aynı tür olduğunu, iltibas doğmasının kaçınılmaz olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
.../...
-2-
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; redde mesnet marka ile başvuru konusu işaretin aynı veya benzer anlamsal, sescil ve görsel etki bıraktıkları, başvuru ve redde mesnet markalarda yer alan farklılıklarının, iki işaret arasında farklı bir anlamsal, görsel ve sescil etki yaratmadığı, bütünsel olarak bıraktıkları izlenimin aynı ve benzer biçimde görünen ve okunan "" sözcüklerinde odaklandığı, şekilsel ve renksel farklılıkların markalar ile başvuru konusu işaret arasındaki benzerliğin etkilerini geri plâna itmeye yeterli olmadığı, redde mesnet alınan markaların 19. sınıftaki ürünleri ve ilişkili mallar ile hizmetleri içerdiği, başvurunun da 19. sınıf malları içerdiği, aynı tür ürünleri kapsadıkları,davacının başvurusunun konusunun 19. sınıf ürünleri içerdiği, fiili kullanımın ise geçici konaklama hizmetlerine tekabül ettiği, kullanımla elde olunmuş ayırt ediciliğin 19. sınıflar için de elde edildiği sonucuna varılmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davacının marka başvurusunun reddine dayanak teşkil eden markaların dava tarihi itibariyle davadışıit bulunmasına göre davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 19.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.