MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18/10/2011 gün ve 2010/57-2011/233 sayılı kararı onayan Daire’nin 08.11.2013 gün ve 2012/3486 - 2013/20027 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 39, 41 ve 42. sınıflarda tescilli 179309 sayılı “... ULUDAĞ” ibareli markanın sahibi olduğunu, davalının müvekkili markası ile ayırt edilemeyecek derecede benzer “Balıkesir ULUDAĞ” markasını tescil ettirdiğini, ancak markasını tescil edildiği halinden faklı olarak müvekkili markasına benzetmek suretiyle Balıkesir ibaresini küçük puntolarla, Uludağ ibaresini ön plana çıkarmak suretiyle kullandığını, bu kullanımının müvekkilinin marka hakkına tecavüz oluşturduğunu, müvekkilinin tanınmışlığından haksız yararlanma ve haksız kazanç elde etme gayesi taşıdığını, markalar arasında iltibas tehlikesi bulunduğunun ... 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nin 2008/34 D.İş sayılı dosyasında alınan raporla tespit edildiğini ileri sürerek, davalının eylemlerinin haksız rekabet ve marka hakkına tecavüz oluşturduğunu tespitine, haksız rekabetin men edilmesine, haksız rekabet sonucu oluşan maddi durumun ortadan kaldırılmasına, yanıltıcı yazı ve beyanların düzeltilmesine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 5.000 TL maddi ve 50.000 TL manevi tazminatın faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın reddine dair verilen karar, davacı vekilinin temyiz istemi üzerne Dairemizin 08.11.2013 tarihli kararı ile onanmıştır.
Davacı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 52,40 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 228,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 11.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy