MAHKEMESİ : İSTANBUL 4.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 12/11/2013 tarih ve 2013/9-2013/203 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin .... markası ile elektronik eşya üretimi alanında Dünya çapında tanındığını, Türkiye'de de ilk marka tescilinin 1968 yılında yapıldığını, davalının ise müvekkilinin markaları ile iltibasa ve markalarının tanınmışlığından haksız yararlanmaya neden olacak şekilde,.... ibaresini marka olarak adına tescil ettirip .... ibarelerinin marka olarak tescili başvurularında bulunduğunu, ayrıca .... ibaresini internet alan adı olarak tahsis ettirip kullandığını ileri sürerek, davalının haksız rekabet ve müvekkilinin marka hakkına tecavüz oluşturan fiillerinin tespit ve önlenmesine, internet alan adının iptaline, markasının hükümsüzlüğünü, marka tescil başvurularının müvekkilinin markaları ile iltibas yarattığının tespitini ve tescil edilmeleri halinde hükümsüzlüğünü, hüküm özetinin ilanını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, marka başvurularındaki idari sürecin henüz tamamlanmadığını, tarafların markalarının benzer olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece Dairemizin bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı markaları yönünden dava tarihi itibariyle ... tarafından yapılmış bir marka tescili bulunmadığından markaların hükümsüzlük talebinin reddi gerektiği,davalının saat ve benzeri zaman ölçme cihazları, alarm ihtiva eden veya etmesi muhtemel LCD veya plazma televizyonlar, infrared sobalar, ısıtıcılar, klimalar, vantilatörler, uydu alıcıları ve DVD oynatıcıları emtiası bakımından kullanımının, 556 sayılı KHK nın 9/1-c md anlamında davacının markasının tanınmışlığından haksız yararlanma teşkil ettiği ve bu eylemin davacının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğu gerekçesiyle, davalı markalarının hükümsüzlük talebinin reddine, davalı kullanımlarının 556 sayılı KHK nın 9/1-c maddesi anlamında davacının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturması nedeniyle bu tecavüz ve haksız rekabetin tespitine, önlenmesine, sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, internet alan adının iptaline, hükmün ilanına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 10/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy