Taraflar arasında görülen davada Mahkemesi’nce verilen 16/12/2013 tarih ve 2013/304-2013/435 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirket ortaklar kurulunun 26/06/2006 tarihli kararı ile müvekkilinin şirket müdürlüğüne getirildiğini, müvekkiline aylık 5.000,00 TL ödenmesine daha sonraki yıllarda da ücrete enflasyon oranında artış yapılarak ödenmesine karar verildiğini, şirket ortaklar kurulunun 21/11/2011 tarihli kararı ile davacının müdür olarak görev yaptığı 26/06/2006-20/11/2011 tarihleri arasında yapmış olduğu tüm işlemleri sebebiyle ibra ederek müdürlük görevinin sona erdiğini, davacının ücret alacağının tahsili için icra takibine geçtiğini davalının itirazı üzerine takibin durduğunu ileri sürerek; icra takibine itirazın iptalini, takibin devamını, alacağın %40'ından az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin borçlu olmadığının tespitini, haksız olarak icra takibine maruz kaldığından ve davacının kötü niyetli olduğundan alacağın %20'si oranında tazminata hükmedilmesini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; HMK.'nın 14/2 fıkrası gereği davalı şirketin merkezinin kesin yetkili bulunması nedeniyle HMK.'nın 114 maddesi uyarınca dava şartı yokluğundan, usul yönünden davanın reddine, dosyanın istem halinde Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Temyiz dilekçesinin verilme usulü 1086 Sayılı HUMK.un 434. maddesinde açıklanmış olup, buna göre temyiz dilekçesinin temyiz defterine kaydettirilip, temyiz harcının yatırılmış olması gerekmektedir. Davacı vekili tarafından 28/01/2014 havale tarihli dilekçeyle katılma yoluyla temyiz talebinde bulunulmuşsa da temyiz harcı yatırılarak temyiz defterine kaydedilmediğinden, usulüne uygun yapılmayan temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
.../...
-2-
2- Davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; dosyadaki yazılara, kararın dayandığı deliller ile gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) numaralı bentte yazılı nedenlerle davacı vekilinin temyiz isteminin REDDİNE, (2) numaralı bentte yazılı nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından davalıdan başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, alınmadığı anlaşılan 119,00 TL temyiz başvuru harcı ile 25.20 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 19.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.