MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Sulh Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 25/09/2013 tarih ve 2013/859-2013/1100 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin davalı banka nezdinde bulunan hesabından haberi olmaksızın 5.400.00 TL'nin çekildiğini ileri sürerek, bu bedelin çekildiği tarihlerden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka vekili, ibraname karşılığında dava konusu bedelin davacıya ödeneceğinin bildirildiğini, davacının bilgisi dışında işlem yapılmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre; davanın kısmen kabulüyle 5.400.00 TL'nin bankadan çekilme tarihlerinden itibaren davacının bankaya başvurup mevduatı isteme tarihi olan 02.06.2006 tarihine kadar paranın bulunduğu mevduat türüne davalı banka tarafından o tarihlerde uygulanan faiz oranı üzerinden işleyecek faiziyle, 02/06/2006 tarihinden sonraki dönem için ise avans faizi üzerinden işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 276,60 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 02/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.