MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ..... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 28/11/2013 tarih ve 2012/140-2013/394 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 19/06/2007 tarihinden 23/11/2011 tarihine kadar davalı şirketin farklı oranlarda hissedarı olduğunu, başlangıçta %25 hissedar olup 2009 yılında hissesinin %49'a yükseldiğini, bu zaman zarfında şirketin kar yedeklerinin müvekkiline ödenmediğini, sonrasında müvekkilinin şirketteki hissesinin tamamını dava dışı kişilere devrettiğini ileri sürerek, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL'nin ihtarnamenin tebliğinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının hisse bedelinin noterden yapılan hisse devir sözleşmeleri ile aktif ve pasifiyle birlikte devretmiş bulunduğunu, müvekkili şirketle ilgisinin kalmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davacının 2007 ve 2008 yıllarındaki kar paylarının sermayeye eklenerek sermaye oranının yükseltildiği, dolayısıyla 2007 ve 2008 yıllarındaki kar yedekleri sermayeye dönüştüğünden, bilançoda 2007-2008 yıllarından devreden kar yedeklerinin görünmediği, davacının 2009-2010 ve 2011 yıllarından doğan kar payı alacağının da hisselerini devir ettiği kişilere devrolduğu, zira davacının davalı şirketteki hissesini tüm aktif ve pasifiyle 23/11/2011 tarihinde devrederek şirketten tamamen ayrıldığı ve hiçbir alacak ve hisse payının kalmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve kar payı dağıtılmasına yönelik bir kararın da sözkonusu olmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 18/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy