MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 12/09/2013 tarih ve 2011/566-2013/553 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin .... Özel Sağlık Hizmetleri Turizm İnş. ve Tic. Ltd. Şti'nin 138 adet hissesini 02.09.2010 tarihli hisse devir sözleşmesi ile 69.000,00 TL bedelle davalıdan devraldığını, bedeli nakten ve tamamen ödediğini, devir sonrasında devralınan hisselere ait davalının ödenmemiş sermaye koyma borcunun ortaya çıktığını, davalıya bu meblağı ödemesi hususunda ihtar göndermesine rağmen davalının ödemeye yanaşmadığını, bu nedenle borcun 01.05.2011 tarihinde müvekkilince ödendiğini, müvekkilinin yapmış olduğu mükerrer ödeme nedeniyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davacının, tüm aktif ve pasifiyle birlikte davalıya ait hisseleri devraldığını, bu nedenle davanın yersiz olduğunu, davacının basiretli bir tacir gibi davranarak hisse devri öncesinde ödenmemiş sermaye borcunun bulunup bulunmadığını araştırma yükümlülüğü olduğunu, esasında hisse devrinin 01.09.2010 tarihli protokol uyarınca yapıldığını, davacının bu protokol hükümleri çerçevesinde hisse devri nedeniyle ödemeyi taahhüt ettiği parayı ödemediği gibi ödenmemiş sermaye borcunu da ödemediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davacının basiretli tacir gibi davranma yükümlülüğünü yerine getirmediği, hisse devri esnasında tüm hak ve yükümlülüklerin de devralındığı, gerekli araştırma ve incelemenin yapılması halinde ödenmemiş sermaye borcunun mevcudiyetinin anlaşılabileceği, TTK'nın 419. maddesi gereğince hisseyi devralan davacının ödenmemiş sermaye borcundan sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 02/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy