MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...(Kapatılan) 25. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 04/09/2013 tarih ve 2012/191-2013/187 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin kaybettiği nüfus cüzdanını bulan kişilerce kimlik bilgileri kullanılarak sahte nüfus cüzdanı düzenlenip bu cüzdan ile noterden imza sirküleri çıkartıldığını, davalı bankada çek hesabı açıldığını, gerekli özen gösterilmeden verilen çek karneleri nedeniyle müvekkilinin tutuklandığını, tekrar tekrar emniyet ve mahkemede ifade vermek zorunda kaldığını, evine sık sık polis gelmesi nedeniyle itibarının zedelediğini, karşılıksız çek keşide etmekten Merkez Bankası kayıtlarına alınması nedeniyle hiç bir şekilde kredi ve çek karnesi kullanamadığını, aile saadetini kaybettiğini ileri sürerek, 500.000,00 TL manevi tazminatın en yüksek faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılardan ..., noterliklerinde işlem yapılırken gerekli kontrollerin yapıldığını, görevi ihmal suçundan açılan davada beraat ettiğini, talep edilen tazminatın da fahiş olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı banka vekili, zamanaşımı yönünden ve esastan davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, bozma sonrası yapılan yargılamada iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca Noterlik Kanunu'nun 162. maddesi uyarınca noterlerin işlemlerinde kusursuz sorumluluk esasının benimsendiği, kusursuz sorumluluk halinin ortadan kalkması için zarar görenin ya da üçüncü kişinin ağır kusurlu olması veya sonucun meydana gelmesinde ön görülemeyecek bir halin meydana gelmesi gerektiği, davalı noterin zarar ile sonuç arasındaki nedensellik bağının kesildiğini kanıtlayamadığı, diğer davalı banka ise her ne kadar çek hesabı açarken yasanın aradığı belgelerin ibrazını sağlamışsa da objektif özen borcunun gereği çek hesabı açılan kişinin ticari itibarı, ekonomik ve sosyal durumu konusunda doyurucu araştırma yapmadığı gerekçesiyle davacının yaşadığı sıkıntılarının bir nebze olsun telafisi bakımından takdiren 15.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekilleri temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılar vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalılar vekillerinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 767,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı ... 'dan alınmasına, istek halinde aşağıda yazılı 663,50 TL harcın temyiz eden davalı ...ye iadesine, 15.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy