MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24.12.2013 tarih ve 2013/48-2013/1513 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin, davalı bankanın.... Şubesi'nde bulunan hesabından 28/11/2006 tarihinde internet bankacılığı aracılığıyla 4.808 TL para transferi yapıldığını, bu olaydan gerekli önlemleri almayan davalı bankanın kusurlu olduğunu ileri sürerek 4.808 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının, davalı bankada bulunan mevduat hesabından, 28/11/2006 tarihinde, internet bankacılığı yoluyla, 4.808 TL'nin dava dışı Necati Pişkin hesabına, buradan da dava dışı Veli Fidan hesabına davacının bilgisi dışında havale yapıldığı, davacının bu kişi veya 3. kişilerle işbirliği yaparak veya başka şekilde kusurlu davranarak havale işleminin gerçekleştirildiğinin davalı banka tarafından ispatlanamadığı, davacı ile davalı banka arasındaki sözleşme gereğince, davalı bankanın hesapta bulunan paranın güvenliğini sağlamak ve kötüniyetli kişilerin işlemlerine karşı koruyacak etkili mekanizmayı, güvenlik önlemlerini geliştirmek zorunda olduğu gerekçesiyle 4.808 TL'nin 28/11/2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili ve katılma yolu ile davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin temyiz istemine gelince, dava taraflar arasındaki bankacılık sözleşmesinden kaynaklandığına göre, talep gibi avans faizine hükmedilmesi gerekirken mahkemece yasal faize hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle temyiz eden yararına bozulmasına karar vermek gerekmiş ise de; kanuna aykırı olan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, kararın HUMK'nın 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenle davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte gösterilen sebeple davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın hüküm fıkrasının 2. bendindeki “yasal” ifadesinin hükümden çıkartılarak yerine “avans” ibaresinin yazılmasına, kararın bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 246,20 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, davacıdan temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 02.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.