Taraflar arasında görülen davada verilen 09/03/2011 tarih ve 2006/604-2011/166 sayılı kararın ncelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı ...' ın ortağı ve tasfiye memuru olduğunu, müvekkili şirketin maliki olduğu mecurda kira sözleşmesi uyarınca kiracı olarak bulunduğunu, nin kiracı olarak bulunduğu dönemdeki aidat borçlarını ödemediğinden tarafından Kat Mülkiyeti Kanunu uyarınca kiracıya ve mal sahibi sıfatıyla müvekkiline karşı sayılı dosyası ile 04.05.2005 tarihinde dava açtığını, söz konusu dava süreci devam ederken tarafından verilen 08.06.2006 tarihli dilekçede "müvekkili şirketin tasfiye sürecine girdiğini bu konuda 26.05.2006 tarihinde karar alındığını, tasfiye memuru olarak ...' ın atandığını, müvekkili şirketin temsil ve yönetim hakkının ...' a geçtiğini, mahkemede temsil, sulh, feragat, kabul ve tahkime yetkili olduğunu" beyan ettiğini, bu beyan üzerine davacıdavalı kiracı hakkındaki davayı atiye terk ettikleri, müvekkili İnco İnşaat hakkında ise karar verilmesinin talep edildiğini, söz konusu davada mahkeme tarafından . hakkında karar verilmesine gerek olmadığına mal sahibi sıfatıyla müvekkili şirket hakkındaki davanın ise kabulüne karar verildiğini, bu nedenle müvekkili şirketin kiracısı olan ödemesi gereken aidat borçlarını müvekkili şirketin ödemek durumunda kaldığını, bu durumun tasfiye memuru olan davalıya 06.07.2006 tarih ve 20344 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile bildirildiğini, davalının söz konusu ihtarnameyi 10.07.2006 tarihinde tebliğ aldığını, ancak söz konusu ihtarnameye rağmen davalının aidat borçlarını ödemediğini, müvekkili şirketçe bu nedenle davalı aleyhinesayılı dosyası ile 122.124,00 YTL üzerinden icra takibine geçildiğini, ine ise 11.08.2006 tarihinde Esas sayılı dosyası ile rücuen iflas yoluyla takip başlatıldığını, davalı tasfiye memuru ...’ın 24.08.2006 tarihinde verdiği takibe itiraz dilekçesinde sfiye işlemlerinin tamamlandığını ve rücuen takibe geçilen 11.08.2006 tarihinde sicilden terkin edildiğini, iflas şartlarının oluşmadığı hususlarına yer verildiğini, davalının icra takiplerini ve Noterlik vasıtasıyla gönderilen ihtarları ve aidat borcunu dikkate alfiyesini tamamladığını, tasfiye memuru olan davalının söz .../...
-2-
konusu aidat borçlarına muttali olduğunu, söz konusu borcu ödeyecek imkanları yoksa bu durumda mahkemeye müracaat ederek şirketin iflasını talep etmesinin gerektiğini, davalının söz konusu tasfiyeyi tamamlayarak müvekkili şirketin çok büyük zarar görmesine neden olduğunu, TTK'nın 224. maddesine göre tazminat ve alacak talep ettiklerini, Marmara Turizm A.Ş.'nin borçları olduğunu ve tasfiye memurunun TTK 236. maddesi gereğince bu borçları ödemediğini, TTK 446/2 maddesi gereğince tasfiye memurunun sorumlu olduğunu belirterek fazlaya dair haklarının saklı kalması kaydıyla tasfiye memurunun kanun hilafına hareketle oluşan zararlarından şimdilik 10.000,00 YTL'nin ticari işlere uygulanan avans faizi ile birlikte davalı ...'dan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 16.06.2008 havale tarihli ıslah dilekçesinde talebini 149.670,00 TL olarak artırmıştır.
Davalı vekili, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davalının tasfiye memuru olarak bildiği yönetim giderlerini ödemeyerek ve karşılığını ayırmayarak TTK.'nın 224/1 ve 445. maddelerine aykırı davrandığı ve meydana gelen zarardan sorumlu olduğu, davacı şirketin davalı şirket adına ödemek zorunda kaldığı yönetim giderleri ve yargılama giderlerinin toplam 149.670,00 TL olduğu gerekçesi ile davanın kabulü ile 10.000,00 TL'nın dava tarihi olan 11.10.2006 tarihinden itibaren 139.670,00 TL'nın ise ıslah tarihi olan 18.06.2008 tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 8.001,35 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 24.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy