MAHKEMESİ:FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 23/10/2013 tarih ve 2013/10-2013/223 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı TPE vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı ...'ün YİDK kararına konu 2010/34958 nolu .... ibareli markayı adına tescil ettirmek için başvuruda bulunduğunu, müvekkillerin itirazı üzerine ilk etapta reddedilen başvurunun davalının itirazı sonrasında YİDK'nun 22.10.2012 tarih 2912-M-3451 sayılı kararıyla kabul edildiğini, kabul gerekçesinde vikipedia adlı bir internet sitesinde .... ibaresinin yemek adı olarak belirtilmesinin gösterildiğini, ancak .... esas unsurlu hizmet markalarının başlangıçta müvekkillerinin üst soyu İskender Eefendi tarafından tanıtma işareti ve işletme adı olarak kullanıldığını, 1867 yılından beri pideli döner kebaplarla ilgili olarak mal ve hizmetlerde meşhur hale geldiğini, müvekkillerinin murisi Cevat İskenderoğlu'nun 18.5.1967 tarihinde .... ibaresini hem ticaret unvanı hem de işletme adı olarak kullandığını, müvekkillerine ait.... ibareli markaların tanımış markalar siciline kayıtlı olduğunu, müvekkililerinin marka hakkının korunması için iltibas ve tecavüzlere karşı sürekli mücadeli ettiğini, reklam çalışmaları ile tüketiciyi bu konuda bilinçlendirme gayreti içinde olduklarını, müvekkillerinin tescilli markasının bir yemek veya hizmet adı olduğuna dair ortada mahkeme kararı da bulunmadığını ileri sürerek TPE YİDK'nun 22.10.2012 tarih 2012-M-3451 sayılı kararının iptaline, davanın devamı esnasında markanın tescili halinde ise hükümsüzlüğe ve sicilden terkine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili; davacı markalarının yalnızca 42. sınıfta lokanta hizmetlerinde kullanılmak üzere tescilli olduğunu, davacının yiyecek ve içecek alanında tescilli bir markasının bulunmadığını, davacının markasına gerekli dikkati göstermemesi nedeniyle markasının ürüne dair yaygın bir ad haline geldiğini, halk arasında yoğurtlu dönerli soslu bir yiyecek olarak anıldığını, .... denildiğinde herkesin aklına bir emtia olan iskenderin geldiğini, davalı markasına bakıldığında marka adı altında hangi emtiaların yer aldığı, yani marka sahibinin lokantasında hangi ürünleri sunduğunun gösterildiği, bu nedenle markada yer alan .... ibaresinin tamamlayıcı unsur olduğunu, savunarak davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre;....ibaresinin YİDK kararına konu marka ile davacı markalarında ortak olduğu, iptali istenen karara konu markada .... ibaresi tali unsur olarak kullanılsa bile davacının yiyecek içecek sınıfında tescilli markalarıyla aynı ibareyi taşıması nedeniyle KHK'nın 8/1(b) anlamında iltibasa sebebiyet verdiği, davacı markalarının yüz yılı aşkın köklü geçmişi ve tanınmış marka oluşu nedeniyle KHK'nın 8/4. maddesi uyarınca davalı lehine haksız yarar sağlanacağı ve davacı markasının ayırt edicilik düzeyinin zarar göreceği, davacının markasını tescil gayretinin KHK'nın 12. maddesinde yer alan masum gayelerle örtüşmediği gerekçesiyle davanın kabulüyle TPE YİDK 2012-M-3451 sayılı kararının iptaline davalı adına tescilli 2010/34958 sayılı markanın hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı TPE vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve her ne kadar dava konusu marka tescil edilmediği halde hükümsüzlüğe karar verilmesi yerinde değil isede temyiz edenin sıfatı itibariyle bu hususun bozma sebebi sayılmasının mümkün bulunmamasına göre, davalı TPE vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı TPE vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından davalı TPE'den başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 02.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.