MAHKEMESİ: FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19.02.2013 tarih ve 2010/44-2013/23 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin “... Sanayi ve Tic. A.Ş.” ticaret unvanı ile 1994 yılında kurulduğunu ve bayan hazır giyim sektöründe yer aldığını, müvekkili şirketin kurulduğu ilk gün sektörde yer alacağı ürünlere ilişkin TPE nezdinde tescil ettirerek “..., ....” ibareli tescilli markalara sahip olduğunu ve bu markalarla sektörde bilinir hale geldiğini, davalı şirketin, TPE nezdinde müvekkil şirket markasının esaslı unsuru olan “....” ibaresi ile iltibas yaratabilecek ibarelerin, müvekkil şirket markalarının tescilli olduğu sınıflar yönünden tescili için mücadele ettiğini, söz konusu ibareleri müvekkil şirketin hak sahibi olduğu mal ve hizmet sınıfları yönünden kullanmaya başladığını, müvekkil şirketin, müvekkili şirketin markalarının tescil edildiği sınıflarda, müvekkili şirket markası ile benzer bulunan markasını 25. sınıfın ilgili alt başlıklarında tescil edemeyen davalı firmanın ilgili markaları şirketin ününden yararlanmak için kullandığını ileri sürerek, tecavüz ve haksız rekabetin tespit, men ve ref'ine, davalının markalarının tescil edildiği sınıflar dışına çıkarak, müvekkil şirketin tescil edildiği sınıflarda kullanmış olduğu ürünlerden, broşürlerinden, kataloglarından, her türlü belge, döküman ve formlardan, yazışmalardan ve sair tanıtım materyallerinden çıkartılması, silinmesi, silinemeyecek haldeyse imha edilmesini, davalı aleyhine verilecek karar özetinin kamuya ilan yoluyla duyurulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalı ve davacı markalarının bir marka dışında, farklı sınıflarda tescil edildiği, ancak davacı tarafın, davalının tescil ettirdiği sınıflar ve alt gruplar dışına çıkarak markalarını kendilerinin tescili bulunan 25. sınıfın alt grubundaki emtialar için de kullandığını, davalı işyerinde yapılan aramada, üzerinde 2008 00354 numaralı “...... İstanbul 44+Şekil” ibaresi bulunan giysilerin ele geçirilmiş olduğu, daha sonra bununla ilgili ceza davası açılmış olup, söz konusu davanın mahkumiyetle sonuçlandığı, davalıya ait söz konusu
markanın 25. sınıfta sadece “çoraplar, ayak giysileri, baş giysileri” alt grubu için tescil edilmiş olup, davalının bu markayı elbiseler üzerinde kullanma hakkı olmadığı, davalının 2008 00354 numaralı ...... ...+Şekil ibareli markasını, tescilinin bulunmadığı 25. sınıfın alt grubunda kullanarak, davacının “...” ibareli markalarına tecavüz ettiği, davalı tarafın markasını, tescilli olmadığı alt gruplarda kullanarak, davacı tarafın tescilli markasına iltibas oluşturacak şekilde ticari faaliyetlerinde kullanmasının TK'nın 57/5. maddesi anlamında davacı şirkete karşı yapılmış bir haksız rekabet teşkil ettiği gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı taraf adına tescilli “... ...” markasını tescilli bulunmadığı 25. sınıftaki ürünler yönünden davacı tarafın 25. sınıfta tescilli “...” markası ile iltibas oluşturacak şekilde kullanmış olduğu anlaşıldığından marka hakkına tecavüzünün ve haksız rekabetinin tespiti ile men'ine ve ref'ine, bu bağlamda davalı tarafın markalarına tescil edildiği sınıflar dışına çıkarak davacı tarafın tescilli sınıflarında kullanmış olduğu ürünler üzerinden, broşürlerden, katalogdan, her türlü iş evrakı, doküman ve formlardan vs. tanıtım materyallerinden davalı markasının çıkartılmasına ve silinmesine, silinemediği takdirde imha edilmesine, hüküm özetinin karar kesinleştiğinde tirajı en yüksek 3 gazeteden birinde 1 kez ilanına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 10.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.