MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 09/07/2013 tarih ve 2011/392-2013/168 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 09/12/2014 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 12.04.2010 tarih, 2010/30 E.-175 K. sayılı kararıyla müvekkilinin %24.29 oranında hissesine sahip olduğu davalı şirketin olağanüstü genel kurulunun 29.06.2011 tarihinde toplanmasına karar verildiğini, genel kurul toplantısı henüz başlamadan şirket ortağı ... Holding A.Ş'yi temsilen toplantıya katıldığını iddia eden Gönül Bursalı’nın, şirkete yapılan tebligattaki vekaletname örneğine uygun bir vekaletname sunmadığının görüldüğünü, kendisine toplantıya giremeyeceğinin bildirilmesi üzerine bukez şirketi temsil ettiğine dair yazı sunduğunu, ancak yazı ekinde geçerli bir imza sirküleri ibraz etmediğini, ayrıca yasaya ve anasözleşmeye aykırı kararlar alındığını ileri sürerek, 29.06.2011 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında ... A.Ş'yi temsilen ...'nın kullandığı oyların geçersiz olduğunun tespitini, bu taleplerinin kabul edilmemesi halinde olağanüstü genel kurulda ortakların kar payı alma haklarına yönelik ihlallerin durdurulması ve şirketin fonlarda birikmiş Resan A tipi özel ve İMKB’deki hisse senetlerinin paraya çevrilerek ortaklara dağıtılması, yine 1999 yılından bu yana dağıtılmayan kar paylarının ortaklara dağıtılması ve şirketin bağımsız denetim firmasına denetlendirilmesi taleplerinin reddine ilişkin genel kurul kararlarının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının iptalini istediği 3 no'lu gündem maddesi ile ilgili olarak, davalı şirketin fonlarda birikmiş İMKB hisse senetlerinin tamamen paraya çevrilerek ortaklara dağıtılması yönündeki talebinin davalı şirketin mali yapısını sarsacağı ve şirketi muhtemel risklerle karşı karşıya bırakacağı, 7 no'lu gündem maddesi yönünden 1999 yılından itibaren dağıtılmayan kar payının 2008 yılından itibaren dağıtıldığı, ... Holding A.Ş'yi temsilen Gönül Bursalı'nın geçerli belgelerle toplantıya katıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve 1999 yılından 2008 yılına kadar dağıtılmayan kar paylarının 2008 yılında dağıtılmış olmasına, yine 29.04.2011 tarihli genel kurul toplantısında alınan ve 2010 yılı için ortaklara net (1.445) TL kar payı dağıtılmasına ilişkin olan kararın iptali için açılan davanın da reddedilmiş ve verilen kararın Dairemizce onanmış bulunmasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2- Davacı vekilinin dava konusu 29.06.2011 tarihli genel kurul toplantısında, özel denetçi tayini talebinin reddine dair genel kurul kararının iptali isteminin reddine ilişkin mahkeme kararına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; somut uyuşmazlığa uygulanması gereken 6762 sayılı TTK'nın 348. maddesi uyarınca azlığın özel denetçi tayini istemi genel kurulca reddedilmişse ilgililer mahkemeye başvurmak suretiyle özel denetçi seçimini isteyebilirler. Özel denetçi seçimi talebinin reddine ilişkin genel kurul kararının iptali isteminde ise azlığın hukuki yararı yoktur. Çünkü azlık, istemin reddi halinde mahkemeye başvurma hakkı kazanmaktadır. Kanun koyucu da bunun için istemin reddi halinde iptal yoluna gidilmeyip, özel denetçi seçiminin mahkeme kanalıyla sağlanması hükmünü getirmiştir.
Bu durum karşısında mahkemece davacının 29.06.2011 tarihli genel kurul toplantısında alınan özel denetçi tayini talebinin reddine dair genel kurul kararının iptali isteminin yukarıda açıklanan gerekçe ile reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile reddedilmesi doğru değil ise de, HUMK’nın 438/son maddesi uyarınca sonucu itibarıyla doğru olan hükmün gerekçesi değiştirilmek suretiyle onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile sonucu itibarıyla doğru olan kararın gerekçesi değiştirilmek suretiyle ONANMASINA, takdir olunan 1.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınıp, davalıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 11/12/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy