MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 17/09/2013 tarih ve 2011/590-2013/441 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 09/12/2014 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunandavalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı .... ...Şubesi nezdinde 26/01/2006 tarihli kredi sözleşmesine istinaden 450.000 TL tutarlı riskli kredi hesabını açtırdığını, bu hesaptan kullanılan 450.000 TL kredi riskinin de 08/09/2007 tarihinde ödenerek hesabın kapatıldığını, müvekkili şirketin 760.950,38 TL alacağından, davalı bankanın 233.953,91 TL alacağı tenzil edildiğinde, müvekkili şirketin 526.996,47 TL. alacağının kaldığını ileri sürerek, anılan meblağın ihtarnamenin tebliği tarihi olan 21/10/2008 tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, Dairemize ait 27/09/2011 tarihli ilama dayanılarak, ikinci heyet raporunun birinci heyet raporu ile aynı mahiyette olması nedeniyle karara esas alındığı, davalı ... Genel Müdürlüğü'nce 08/09/2007 tarihinde davacı şirket adına yeni hesabın açıldığı ve eski hesapta bulunan 450.000 TL'nin virman yapılmak suretiyle tatil günü olan 08/09/2007 tarihinde yeni hesaba aktarıldığı, hesapların aktarılmasında bankacılık ilkelerine aykırı işlemler söz konusu olsa da bu işlemin davacı tarafça yapılan fiili bir ödemeye dayanmadığı, davacının ipotekli taşınmazın icra baskısı altında satılması nedeniyle uğradığı zararın tazmini talebi yönünden ise bu talebinde haklı olabilmesi için öncelikle borcunu gerçekten ödediğini ispat etmesi gerektiği, zira davalı bankanın kredi alacaklarından dolayı ipotek koydurduğu taşınmazı icra kanalıyla satarak alacağını tahsil etmesinde hukuka aykırı bir durumunun olmadığı, kaldı ki ipotekli taşınmazın malikinin de davacı olduğu ve satış işleminin davacı tarafından yapıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 11/12/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.