Taraflar arasında görülen davad verilen 06.12.2012 gün ve 2012/431-2012/481 sayılı kararı onayan Daire’nin 30.12.2013 gün ve 2013/3159-2013/23699 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, davalının aldığı parayı geri ödememesi nedeniyle yurtdışında açtıkları davada verilen kararın kesinleştiğini bildirerek, kararının tenfizini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen karar, davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce onanmıştır.
Bu kez, davalı vekili karar düzeltme talep etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan sair karar düzeltme itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Ancak, davacı vekilinin 15.01.2013 tarihli dilekçesi ile tavzih talep etmesi üzerine HMK'nın 304-306'ncı maddelerine aykırı olarak davalıya davacı vekilinin dilekçesi tebliğ edilmeden savunma hakkı kısıtlanmak suretiyle karar verilmesi doğru olmayıp davalı vekilinin bu yöne ilişen karar düzeltme itirazının kabulüyle Dairemizin 30.12.2013 tarih ve 2013/3159-23699 sayılı kararının kaldırılarak tavzihe ilişkin yerel mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle davalı vekilinin (2) nolu bent dışında kalan sair karar düzeltme itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin mahkemenin tavzih kararına yönelik karar düzeltme itirazlarının kabulüyle tavzih kararının BOZULMASINA, ödediği karar düzeltme harcının isteği halinde karar düzeltme isteyene iadesine, 31.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy