MAHKEMESİ:TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 24/12/2012 gün ve 2010/506-2012/307 sayılı kararı onayan Daire’nin 17/12/2013 gün ve 2013/9227-2013/23031 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin arsasına yapılacak binanın masraflarına teminat olarak 4 adet boş bonoyu dava dışı Reşat'a verdiğini, bu kişinin de söz konusu bonoları davalı bankadaki borcuna karşılık teminat olarak sunduğunu, davalı bankanın müvekkiline ihbarname göndermeksizin "söz konusu senet borçlusu tarafından ödenmemiş ve alacaklıya iade edilmiştir" açıklamasını dekontlara elle yazarak bonoları lehtar olan dava dışı Reşat'a verdiğini, bunun üzerine dava dışı Reşat'ın müvekkili hakkında haksız icra takibi başlattığını, müvekkilinin evini değerinden düşük miktara satmak zorunda kalarak ödeme yaptığını, davalı bankanın müvekkiline çektiği cevabi ihtarnamede bonoların keşide tarihlerini bonolar üzerinde yazan tarihlerden farklı olarak bildirdiğini, bu durumun bankanın yasal unsurları eksik bonoyu kabul ettiğini gösterdiğini, keşide tarihi olmayan evrakları bono vasfı ile kabul edip, borçlusuna ihtarname göndermeyen, senet arkasındaki temlik cirosunu hükümsüz bırakmak için dekonta el yazısı ile ilaveler yapan bankanın müvekkilinin uğradığı zarardan sorumlu olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak şimdilik 10.000,00 TL'nin faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın reddine dair verilen karar, davacı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce onanmıştır.
Bu kez davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 52,40 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 228,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 10/04/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy