MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
VEKİLİ : AV. ...
VEKİLİ : AV. ...
Taraflar arasında görülen davada ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 07.11.2013 tarih ve 2013/421-2013/316 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalının ... ve ... Merkez Şubeleri'nde bulunan mevduat ve yatırım hesaplarından internet bankacılığı yoluyla dava dışı üçüncü kişilerin hesaplarına havale yoluyla 27.000,00 TL gönderilerek para çekildiğini, davalının mevduatları koruyamadığını, müvekkilinin zararının doğduğunu ileri sürerek, anılan meblağın işlem tarihlerinden itibaren mevduata uygulanan en yüksek faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin tüm güvenlik önlemlerini aldığını, zararın meydana gelmesinde kişisel bilgileri ile şifresini gizlemeyen davacının kusurunun bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, dava konusu zararın meydana gelmesinde davalının tam kusurlu olduğu mahkemenin ilk kararı ve sonraki kararlarında alınan son bilirkişi raporuna göre davacının zarar miktarının 23.500,00 TL olarak alındığı, bu konuda davacının temyizi olmadığı gibi Yargıtay'ın son bozmasında da 23.500,00 TL yönünden bozması bulunmadığı gerekçesiyle davacının davalı aleyhine açmış olduğu tazminat davası ile ilgili bozmadan önce davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verildiği ve toplam 16.450,00 TL alacağın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verildiği ve yapılan temyiz sonucunda da bu miktar ile ilgili herhangi bir bozma olmadığı, bu nedenle bu miktar yönünden yeniden karar verilmesine yer olmadığına, Yargıtay bozması davacının talebindeki fark ile ilgili olduğu göz önüne alınarak ilk karar ile ilgili Yargıtay bozmasından kaynaklanan farkın 7.050,00 TL olduğu göz önüne alınarak bu miktarın, 3.750,00 TL'sinin 06/08/2003 tarihinden, 3.300,00 TL'sinin de 08/08/2003 tarihinden itibaren davalı bankaca mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 361,10 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 16.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy