MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 19.11.2013 tarih ve 2011/462-2013/409 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin dava dışı ....Laboratuvar Bakım Kimya. San ve Tic. Ltd. Şti. ile olan ticari ilişkisinden doğan alacağına karşılık bu firmadan, şirket çalışanı.... vasıtasıyla 08.06.2011 tarihli tahsilat makbuzu ile müvekkili şirkete tevdi edilmek üzere teslim alınan çekin, müvekkili şirket çalışanı tarafından çalındığının beyan edilmesi üzerine şikayette bulunulduğunu ve çekin iptali için dava açtıklarını, bu süreç devam ederken şirket çalışanı İhsan Akçay'ın önceki beyanlarının doğru olmadığını, çeki çaldırmadığını kendi kişisel borçlarında kullanılmak üzere zimmetine geçirdiğini itiraf ettiğini, çekin davalı şirket tarafından haksız olarak takibe konu edilip tahsiline çalışıldığını öğrendiklerini, davalı şirketin iyiniyetli hamil olmadığını, haksız ve sebepsiz olarak çek bedelini tahsil etmeye çalıştığını ileri sürerek, çekin davalıdan istirdadını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili şirket aleyhine açılan davanın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davaya konu takip dosyasına dayanak çekin kendilerine ciro yolu ile geçtiğini, müvekkili şirketin iyi niyetli üçüncü şahıs olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının, davalının çeki kötüniyetle iktisap ettiğini veya iktisapta ağır kusurlu olduğunu kanıtlayamadığı, şirket çalışanının çeki zimmetine geçirmesinin şirket ile çalışanı arasındaki ilişkiyi ilgilendirmekte olup, iyiniyetli 3. kişilere karşı ileri sürülemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 30.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy