MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22/10/2013 tarih ve 2012/89-2013/603 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının ... Büyükşehir Belediyesi'nde 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'na tabi olarak çalışan memur olduğunu, .... Büyükşehir Belediyesi'nin iştiraki olan birçok şirket ile birlikte 01/04/2006-31/01/2010 tarihleri arasında müvekkil şirketten yönetim kurulu üyeliğine istinaden 80.000,99 TL huzur hakkı adı altında ödeme aldığını, İçişleri Bakanlığı'nca 2009 yılında yapılan teftiş kapsamında birden fazla ücret alındığının tespit edilmesi üzerine 631 sayılı KHK'nın 12. maddesi kapsamında yapılan ödemelerin ödeme yapan şirketlere geri ödenmesinin rapor edildiğini belirterek fazla ve usulsüz ödemeden kaynaklanan 80.000,99 TL alacağın 26.08.2010 tarihli ihtarnamenin tebliğ tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin .... Büyükşehir Belediyesi'nin genel sekreteri olarak görev yaptığı dönemde, davacı şirketin en büyük ortağı ve hissedarı olan .... Büyükşehir Belediyesi'nin teklifi ve davacı şirketin genel kurul kararı ile yönetim kurulu üyeliğine atanmış olup yönetim kurulu üyelerinin ücretlerinin de (huzur hakları) yine Türk Ticaret Kanunu'nun 333. maddesi uyarınca her sene şirket genel kurulunca belirlendiğini, kazancın yasal olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı şirketin huzur hakkı ödemelerine ilişkin usulüne uygun olarak alınan olağan genel kurul kararlarının iptal edilmediği ve yürürlükte olduğu, davalının 657 sayılı Yasa kapsamında memur olmasının anonim şirketin usulüne uygun olarak alınmış ve iptal edilmemiş kararları gereğince yapmış olduğu hizmet nedeniyle huzur hakkı ödemelerinin iptali sonucunu doğurmayacağı, davaya dayanak yapılan 631 sayılı KHK'nın 12. maddesi ve 5216 sayılı Yasa'nın 26. maddesi kapsamında olmayan davalıya yapılan huzur ödemelerinin iadesi talebinin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 03/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy