MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 13/12/2011 gün ve 2011/369-2011/327 sayılı kararı onayan Daire’nin 26/11/2013 gün ve 2012/5189-2013/21420 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalıdan ara bağlantı ücreti alacağının bulunduğunu, sözleşmede olmamasına rağmen Ocak 2006-Ağustos 2006 dönemine ilişkin olarak tek taraflı uyguladığı SMS faturaları nedeniyle haksız yere mahsup yaptığını, bu faturaların müvekkilince kabul edilmediğini, önceki dönem itibariyle taraflar arasında görülen davada davalının uygulamasının haksızlığının ortaya çıktığını ileri sürerek, 6.479.527.27 YTL alacağın her ay için ödenmesi gerekli günden itibaren avans faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davanın kabulüne dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizin 2012/5189 E,2013/21420 K sayılı ilamıyla onanmıştır.
Davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere ve davalının mahsup işlemine tabi tuttuğu SMS sonlandırma ücreti faturalarının açıkça SMS sonlandırma ücreti alacağına ilişkin olarak düzenlenmesine faturaların matematiksel olarak toplama işlemine tabi tutulmasının ise mahkemece yapılabilecek nitelikte bulunması karşısında bu husuta bilirkişi raporu alınmasına gerek bulunmamasına, taraflar arasında görülen Beyoğlu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2006/50 E, 2006/326 K sayılı ilamında davalı şirket ihtarnameyle temerrüte düşürüldüğü tarihten itibaren temerrüt faiziyle sorumlu tutulmuşsa da söz konusu kararın davacı tarafından temyiz edilmeyerek kesinleşmiş bulunmasına göre, davalı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı,davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 52,40 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 228,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 18/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy