MAHKEMESİ:TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 15/11/2012 gün ve 2012/25-2012/454 sayılı kararı onayan Daire’nin 17/12/2013 gün ve 2013/8747-2013/23040 sayılı kararı aleyhinde davacılar vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin 1989 yılında kurulduğunu, müvekkili Selahattin Şerefoğlu'nun müvekkili şirketin %51, davalı ...'nun %16, davalı ...'nun ise % 33 hissedarı olduğunu, 2004 yılından itibaren davalı ortakların tutum ve davranışlarından kaynaklanan çekişme nedeni ile, şirket ortaklar kurulunun fiilen yapılamadığını, yapılsa bile ana sözleşmenin 17. maddesi hükmü nedeni ile karar alınamadığını, ana sözleşmesinin 17. maddesinde yer alan hükmün, hakim ortağı oy hakkından mahrum etmesi sebebiyle 6762 sayılı TTK'nın 537/2. maddesi hükmü karşısında butlanla sonradan sakat hale gelip yok hükmünde olduğunu ileri sürerek, şirket ana sözleşmesinin 17. maddesindeki "Ancak bir ortak bütün ortakların sahip olduğu oy sayısının 1/3 ünden fazlasına sahip olamaz" cümlesinin yok hükmünde olduğunun tespiti ve iptaline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalılar vekili, yeter sayılara ilişkin kanun değişikliğinin ana sözleşmeyi kendiliğinden değiştirmeyeceğini, ana sözleşme hükmünün mahkeme kararıyla değiştirilmesinin mümkün olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, ana sözleşmenin 18. maddesinde şirket ana sözleşmesindeki değişikliğin 6762 sayılı TTK'nın 513. maddesine göre yapılacağının belirtildiği, bu maddede “mukavelede daha yüksek bir nisap öngörülmemiş ise mukavele, sermayenin üçte ikisini temsil eden ortakların kararları ile değiştirilebilir” hükmünün yer aldığı, bu durumda şirket ana sözleşmesindeki maddenin iptalinin ancak ortaklarca yapılacak genel kurul toplantısında yasada öngörülen toplantı ve karar nisabı oranları sağlanarak alınacak kararla mümkün olduğu gerekçesiyle davanın reddine dair verilen kararın davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 17.12.2013 günlü ilamıyla onanmıştır.
Davacılar vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacılar vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacılar vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 52,40 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 228,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 17/04/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy