MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 48. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 29/11/2012 gün ve 2011/445-2012/270 sayılı kararı onayan Daire’nin 05.12.2013 gün ve 2013/7173 - 2013/22201 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, ...Fidan Sigorta Aracılık Hizmetleri Ltd. Şti.nin acentelik sözleşmesi gereğince müvekkil şirketin acenteliğini yürütmekte olup, yapacağı her türlü acentelik faaliyetlerinden dolayı müvekkili şirketin muteber ve kat'i delil teşkil eden defter ve kayıtlarınca doğan ve doğacak bilumum borçlarını ve yükümlülüklerini tamamından sorumlu olduğunu, davalılardan ... ve ...'ın ise, söz konusu acentelik sözleşmesinin eki olan Garanti Sözleşmesi uyarınca, acentenin doğacak tüm borçlarına garantör olacaklarını kabul ve imza ettiklerini, ...Fidan Sigorta Aracılık Hizmetleri Ltd. Şti.'nin acentelik sözleşmesinin feshedilip sona erdirildiğini, acentenin müvekkil şirkete olan borcunun 18/11/2011 tarihi itibariyle 75.933,78 TL olduğunun tespit edildiğini, 75.933,78 TL alacağın ihtarnamenin tebliğ tarihinden itibaren uygulanan avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir
Davalılar yargılamaya katılmamışlardır.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalı ...Fidan Sigorta Ltd. Şti. aleyhine açılan davanın kabulü ile 75.933,78 TL'nin 11/04/2011 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bağımsız bir borç taahhüdünü içermeyip bağlı olduğu acentelik sözleşmesinin eki niteliğinde olduğu belirtilen garanti sözleşmesi ile davalı gerçek kişilere yüklenen edim borcunun akdin yapıldığı anda belirli veya objektif ölçülere göre belirlenebilir nitelikte olmayıp tamamen belirsiz bir nitelikte olduğu ve bu sözleşmenin geçersiz bulunduğu gerekçesiyle, davalı gerçek kişiler ... ve ... hakkındaki davanın reddine dair verilen kararın davacı vekili ve davalı şirket vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce onanmıştır.
Davacı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 52,40 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 228,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 18.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy