MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Tarsus 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 05.06.2013 tarih ve 2013/188-2013/281 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının kiralamış olduğu bir depoya sahte gübre getirerek sattığını, davalı tarafından satılan bu gübre çuvalları üzerinde müvekkiline ait “GÜBRETAŞ” esas unsurlu markaların, davacının ticaret ünvanının ve legosunun izinsiz kullanıldığını, davalının bu eylemi ile müvekkiline maddi ve manevi zarar verdiğini ileri sürerek, 10.000,00 TL manevi, 15.000,00 TL maddi tazminatın temerrüt faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, çiftçilik yaparak geçimini sağladığını, zabıtaca yapılan denetimde ele geçirilen sahte olduğu iddia edilen gübreleri buğday ve marul ekeceği için ismini hatırlamadığı bir şahıstan satın aldığını, bu gübrelerin piyasadan yaklaşık %10 daha ucuz olduğunu, sahte olduğu iddia edilen gübrelerin satıldığı yeri ve sahte olduğunu bilmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma sonrası yapılan yargılamada iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca davalı eyleminin davacı marka hakkını ihlal ettiğinin tespiti ve maddi tazminat talebinin kısmen kabulü yolundaki önceki mahkeme kararının kesinleştiği, 556 sayılı KHK'nın 62/b maddesi uyarınca marka hakkı tecavüze uğrayan marka sahibinin, mahkemeden manevi zarar talep edebileceği, TMK 4. maddesi uyarınca hak ve nesafet kuralları gereği 2.500,00 TL manevi tazminatın uygun bulunduğu gerekçesiyle maddi tazminat davası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 2.500,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, istek halinde aşağıda yazılı 17,50 TL harcın temyiz edene iadesine, 14.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.