MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 16/04/2013 tarih ve 2011/184-2013/75 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 2005/01728 sayılı ...ve 2003-29584 sayılı ....ibareli 30. sınıfta tescillş tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalının, bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki ....ibaresini 29, 30, 31,32 ve 40. sınıfta marka olarak tescil ettirmek üzere davalı ...’ne başvuruda bulunduğunu, müvekkili itirazlarının YİDK tarafından haksız bir şekilde reddedildiğini, oysa müvekkilli markaları ile davalı başvurusunun iltibas yaratma ihtimalinin bulunduğunu, tüketicilerin bu markayı, müvekkili şirketin seri markalarından birisi olarak algılayacağını, ileri sürerek 2011-M-3452 sayılı YİDK kararının iptaline, tescili halinde markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, YİDK kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket vekili, müvekkili şirket tarafından tescili talep edilen .... ibaresinin davacının iddialarının aksine, davacıya ait markalardan farklı olduğunu, karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, taraf markalarının 30. sınıf yönünden aynı olduğu, davacı markalarından 2003/29584 sayılı markada yer alan .... ibaresinin davacının lider ve tanınmış markası olduğu, ancak gerek sözü geçen bu marka yani bir bütün olarak .... ibareli markanın, gerek tek ve asıl unsuru "BÜYÜMEK" olan 2005/01728 sayılı markasının tanınmışlığından söz edilemeyeceği, zira sunulan delillerin .... ibareli markalarının tanınmışlığını kanıtlamaya yeterli olmadığı, .... ibaresinin dilimizde "miktar veya nitelik olarak artmak, güçlenmek, gelişmek" anlamına geldiği; davalı başvurusu olan .... ibaresinin ise büyümek fiilinin emir kipi olduğu; dolayısıyla her iki ibarenin de özellikle çocuklara yönelik gıda maddeleri bakımından, büyümeye, gelişmeye katkısı olan, yararlı, besleyici olduğuna yönelik gönderme içeren amaç ve nitelik belirten tanımlayıcı ifadeler oldukları, bu nedenle davacının markalarının düşük düzeyli; zayıf bir ayırt ediciliğe sahip olduğu; ortalama tüketicinin bu tür ifadeler içeren markaları gördüğünde; tanımlayıcı anlamı
ile algılayacağı, belirli bir firmaya ait markasal aidiyetinin geri planda kalacağı, dolayısıyla tanımlayıcı ve ayırt ediciliği düşük bulunan işaret ve kelimeleri tercih eden marka sahiplerinin, bu kelimeye yeterli ilaveler yapılarak aynı sektördeki rakiplerinin de marka olarak tercih edebileceğini bilerek buna katlanmaları gerektiği, bu çerçevede, .... ibareli taraf markalarının kavramsal benzerliğinin ortalama tüketicide bıraktıkları genel intiba açısından ön plana çıkmayacağı, son hecelerdeki "-mek" ve "-sun" ilavelerindeki farkın okunuş, görünüm ve genel izlenim olarak başvuruyu davacı markalarından yeterince uzaklaştırdığı ve farklı kıldığı, gerekçesi ile davanın reddine, karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde Usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 09.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy