MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 16/12/2013 tarih ve 2013/301-2013/334 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı banka vekili ve fer'i müdahil vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dava konusu meblağ 18.563 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK'nın 3156 sayılı Kanunla değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin .... A.Ş. Kocaeli Şubesi'ne 26.11.1999 tarihinde 3.066,00 TL yatırdığını, banka görevlilerin devlet güvencesi altında olduğu ve hattı iki bankanın aynı banka olduğu yönündeki aldatıcı yönlendirmeleri sonucu mevduatın off shore bankasına yatırıldığını, daha sonra bu paranın banka yöneticileri ve şirketlerine aktarıldığını, bu paravan banka aracılığıyla vatandaşların aldatıldığını ileri sürerek, anılan meblağın 26.11.1999 tarihinden itibaren mevduata uygulanan azami faiz oranıyla birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, husumet, zamanaşımı, hak düşürücü süre ve esas yönünden davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacıya ait mevduatın davacının talimatı ile .... Bank Ltd'ye ait hesaba aktarıldığı, bu bankanın....'ta kurulduğu görüntüsü verilmişse de, mevduatın aslında....'a gönderilmediği, .... A.Ş'nin hakim ortaklarına ait şirketlere kredi olarak kullandırıldığı, zamanaşımının davacının zararını off shore bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı tarihte başlayacağı, .... A.Ş. ile birleştirilen .... A.Ş.'nin unvan değişikliği sonrası... Bank A.Ş. olduğu, dava konusu paranın
külli halefiyet ilkesi gereği davalı bankadan tahsili gerekeceği gerekçesiyle, davanın kabulüne, 3.066,00 TL'nin 26.11.1999 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı banka vekili ve feri müdahil vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı banka vekili ve fer'i müdahil vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı banka vekili ve fer'i müdahil vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 12/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy