MAHKEMESİ:TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 18/09/2013 tarih ve 2013/479-2013/260 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirket ortakları tarafından haksız ve hukuka aykırı olarak, müvekkilinin yokluğunda yönetim kurulunun 2 kişi ile toplanarak 21.02.2012 tarihinde olağan genel kurul yapılması yönünde karar alındığını ve toplanan genel kurulda yeni bir yönetim kurulunun teşkili yönünde karar alındığını, genel kurulun 03.05.2012 tarihinde toplandığını, alınan kararların sicil gazetesinde ilan edildiğini iddia ederek öncelikle yokluğunda toplanan ve toplantı nisabı oluşmadan alınan tüm yönetim kurulu kararlarının tespit edilerek yok hükmünde olduklarının tespitini, 21.02.2012 tarihli ve 03.05.2012 tarihli genel kurullar da dahil olmak üzere tüm bağlı işlemlerin yok hükmünde olduklarının tespitini, bu taleplerinin kabul görmemesi halinde 03.05.2012 tarihli genel kurulun sermaye artırımını öngören ana sözleşme değişikliği içerikli 8. maddesinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının da katılımıyla yönetim kurulunun 17.01.2012 tarihinde 4 kişi olarak toplandığını, 2010 yılı Genel Kurulunun toplanması, Yönetim Kurulu kararında belirtilen sair hususların görüşülmesi ve Genel Kurulun 21.02.2012 tarihinde yapılmasına ilişkin oybirliği ile karar alındığını, gündemin davacı tarafından imzalandığını, Genel Kurulların Ticaret Kanunun emrettiği hükümlere göre yapıldığını, kar payının esas sermayeye ilavesinde de zorunluluk bulunduğunu, bu işlemin davacıyı zarara uğratmak amaçlı olmadığını, savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, 14.12.2012 tarihinde davacının davalı şirketteki hissesinin .... Tekstil San. Tic. A.Ş'ye ihale edildiği, davacının davalı şirkette hissesinin kalmadığı,bu itibarla HMK 114/d maddesine göre davacının aktif dava ehliyeti bulunmadığı gerekçesiyle davacının aktif dava ehliyeti bulunmadığından, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 04/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.