MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ANONİM ŞİRKETİ
Taraflar arasında görülen davada ... 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 15/11/2012 gün ve 2011/59-2012/226 sayılı kararı onayan Daire’nin 19/12/2013 gün ve 2013/5084-2013/23308 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin başta enerji içecekleri olmak üzere meşrubat ve sair ürünlerde dünya çapında tanınan bir şirket olduğunu, müvekkiline ait tanınmış “RED BULL” markalarının 28.02.1995 tarih, 161269 sayı ile 32. sınıfta, 16.03.2001 tarih 2001/8566 sayı ile 01 ila 41. sınıflarda ve 13.05.2005 tarih, 2006/32327 sayı ile 01 ila 45. sınıflarda tescilli bulunduğunu, ancak davalı şirketin içecek emtiasında kullandığı “REDLİNE” markasının müvekkiline ait anılan markayla iltibas teşkil edecek düzeyde benzer olduğunu ileri sürerek, haksız olarak tescil edilmiş bulunan davalı şirkete ait 20.02.2004 tarih, 2004/03686 sayılı "REDLİNE" markasının hükümsüzlüğünün tespiti ile marka sicilinden terkinini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkiline ait markanın 20.02.2004 tarihinde tescil edildiğini, davacı şirketçe bu tarihten itibaren 5 yıllık hak düşürücü süre içinde davanın açılmadığını, davacı tarafın 2004 yılından beri dava açmayarak uzun süre sessiz kaldığı için Medeni Kanun’un 2. maddesine göre dava hakkını yitirdiğini, markalar arasında iltibas tehlikesinin bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, taraflara ait her iki markanın başlangıç kelimeleri "RED" şeklinde aynı da olsa, ikinci kelimelerin farklı olduğu, bu iki kelime bir araya geldiğinde ve birlikte değerlendirildiğinde tüketici çerçevesinde markaların karıştırılma ihtimalinin ve iltibas imkanının bulunmadığı gibi davacı tarafın uzun süre sessiz kalmak suretiyle Medeni Kanun’un 2. maddesinde belirlenen şekilde iyi niyetle hareket etmediği gerekçesiyle davanın reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 19.12.2013 günlü ilamıyla onanmıştır.
Davacı vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dava, davalı adına tescilli bulunan “Redline” markasının davacı adına tescilli ve tanınmış “Red Bull” markaları ile iltibas oluşturacak derecede benzer olması nedeniyle söz konusu markanın hükümsüz kılınması istemine ilişkindir.Davacı adına tescilli “Red Bull” ibareli markaların başta enerji içecekleri olmak üzere meşrubat ve pek çok üründe tescilli olduğu, uzun yıllara dayalı aktif kullanım ile yapılan etkili tanıtım ve reklam çalışmaları sonucu davacı markasının özellikle enerji içecekleri ürününde tanınmışlık kazandığı, davaya konu “Redline” ibareli markanın da davacı adına tescilli ve tanınmış “Red Bull” markasının tescil sınıflarını da kapsar şekilde davalı adına tescil edilmiş olduğu dosya kapsamından anlaşılmıştır. Davaya konu markalar yabancı sözcüklerden oluşturulmuş olup, bu durumda tescil edildikleri
ürünleri satın alacak olan ortalama tüketiciler markaların anlamları farklı olsa da bu farktan ziyade markaları oluşturan işaretler arasındaki görsel ve işitsel benzerliğe göre yorum ve çıkarsamalarda bulunacaktır. Davacının tanınmış markasını taşıyan ürünler ile aynı satış noktalarında, aynı raflarda, aynı veya benzer sınıftaki ürünler üzerinde davalı markasını taşıyan ürünleri gören tüketiciler her iki markanın da esaslı unsurunu oluşturan “Red” ibaresini gördüklerinde bunların iki farklı marka olduğunu anlasalar bile aralarındaki görsel ve sesçil benzerlikten dolayı markalar arasında işletsel veya iktisadi bir bağlantı olduğunu düşünecek olmaları karşısında markalar arasında bağlantı bulunduğu ihtimalini de kapsayacak şekilde iltibas tehlikesinin mevcudiyetinin kabulü gerektiği gibi davalı markasının tescil tarihinin 30.03.2006, dava tarihinin ise 07.02.2011 olmasına göre 556 sayılı KHK'nin 42/a maddesinde düzenlenen yasal 5 yıllık dava açma süresinin de geçmediği anlaşılmakla davanın bu nedenlerle kabulü ile davacıya ait markalarla iltibasa yol açacak düzeyde benzer bulunan davaya konu davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerekirken mahkemece, markaların ikinci kelimelerinin farklı olduğu, bu nedenle tüketiciler tarafından karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı ve davacı tarafın davalı tesciline uzun süre sessiz kalması nedeniyle MK'nın 2. maddesi uyarınca dava açma hakkını kullanmada iyi niyetli olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi yerinde olmadığından davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile kararın onanmasına ilişkin Dairemiz ilamının kaldırılarak, mahkemece verilen kararın açıklanan nedenlerle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 19.12.2013 günlü, 2013/5084 Esas-23308 Karar sayılı onama ilamının kaldırılarak, mahkemece verilen kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin, temyiz ilam ve karar düzeltme harçlarının isteği halinde karar düzeltme isteyen davacıya iadesine, 17.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy