MAHKEMESİ:FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 14/05/2013 tarih ve 2012/90-2013/93 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalı ...vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin her çeşit ticari malların toptan ve perakende satıcılığı, büyük satış mağazalarının açılması ve işletilmesi hususunda faaliyet gösterdiğini, davalı şirket tarafından ...nezdinde tescil başvurusu yapılan “KEREM KILINÇ” ibareli markaya müvekkiline ait ... ibareli markalarla ile iltibas tehlikesi bulunması nedeniyle müvekkilince itiraz edildiğini, yapılan itirazın ...YİDK tarafından 31.1.2012 tarih 2012-M-245 sayılı karar ile reddedildiğini, davalı markası ile müvekkiline ait markalar arasında 556 sayılı KHK'nın 8/1-b madesi uyarınca görsel, işitsel ve anlamsal düzeyde iltibas tehlikesinin bulunduğunu ileri sürerek ...YİDK'nın 31.1.2012 tarih 2012-M-245 sayılı kararının iptaline, davalı tarafından tescil başvurusu yapılan markanın tescili halinde markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ...vekili; davaya konu .... ibareli markanın büyük, düz ve siyah harflerle yazıldığını, iki kelimeden oluşan markanın ad ve soyadı görünümünde olduğunu, davacı markasının ise tek başına ... ibaresi ve buna ek olarak şekil ve renk unsurlarından oluştuğunu, markaların anlam, görüntü ve fonetik açılardan farklı olduğunu, markanın bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı Kerem .... Ürü. Gıda Tar. San. Tic. Ltd. Şti. vekili; müvekkil şirketin Antalya'da zeytin, turşu, konserve alanlarında faaliyet gösterdiğini, şirket kurucusunun oğlunun ismi olan markayı tescil ettirmek istediğini, davacı ve müvekkilinin farklı sınıflarda ürün ürettikleri, her iki marka arasında iltibas tehlikesinin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davalıya ait marka başvurusu kapsamında yer alan süt ve süt ürünlerinin (tereyağı dahil)” davacı markasının kapsamındaki mallarla aynı oldukları, diğer malların ise aynı sınıfta yer almakla birlikte üretim ve tüketim yerleri, pazarlama kanalları, karşıladıkları ihtiyaçlar, malların doğası itibariyle farklılaştıkları, davacı markasının asıl unsuru olan ... ibaresinin yaygın kullanılan bir erkek ismi olduğu, davalı markasının ise bu ön ada yine yaygın kullanılan bir soyadı olan “Kılınç” ibaresinin eklenilmesiyle oluştuğu, her iki markada yer alan ... ibaresinin en azından aynı mallar yönünden ortalama tüketicinin markaları aynı veya idari, ticari, ekonomik olarak bağlantısı olan
işletmelere ait olarak algılamasına sebebiyet verebileceği, bu nedenle markalar arasında 556 sayılı KHK'nın 8/1-b anlamında benzerlik ve iltibas tehlikesinin bulunduğu, davalı markasında yer alan “Kılınç” ibaresinin bu benzerliği ortadan kaldırmaya yeterli olmadığı, gerekçesiyle davanın kısmen kabulüyle ...YİDK'nın 2012-M-245 sayılı kararının başvuru kapsamındaki 29/5 “süt ve süt ürünleri (tereyağı dahil)” emtialar yönünden kısmen iptaline, davalı adına kayıtlı 2010-18084 sayılı markanın 29/5 “süt ve süt ürünleri (tereyağı dahil)” emtialar yönünden kısmen hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verimiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı ...vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekili ve davalı ...vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekili ve davalı ...vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı TPE'den alınmasına, davacıdan temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 09/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.