MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 12. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 23.12.2013 tarih ve 2013/279-2013/373 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasında İş Sözleşmesi ile Rekabet Yasağı ve Gizlilik Sözleşmesi'nin imzalandığını, buna göre, satış elemanı olarak çalışan davalının sözleşmenin sona ermesinden 5 yıl süre içinde ... ve Ege Bölgesi'nde aynı iş kolunda hizmet veren şirketler nezdinde iş kabul edemeyeceğinin, bu kişi ve kuruluşlara hangi sıfatla olursa olsun doğrudan ya da dolaylı hizmet veremeyeceğinin, aksi halde 100.000 USD cezai şart ödeyeceğinin kararlaştırıldığını, buna rağmen davalının 10.05.2013 tarihinde kendi iradesi ile işten çıkmasını müteakip rakip bir firmada çalışmaya başlamak suretiyle sözleşmenin hükümlerini ihlal ettiğini ileri sürerek sözleşmeye ve Kanuna aykırı eylemin sona erdirilmesini ve şimdilik 50.000 USD'nin tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, derdestlik itirazında bulunduklarını, kısmi dava açılamayacağını, 6098 sayılı TBK'nın 445'inci maddesine göre rekabet yasağının, işçinin ekonomik geleceğini hakkaniyete aykırı olarak tehlikeye düşürecek biçimde yer, zaman ve işlerin türü bakımından uygun olmayan sınırlamalar içeremeyeceğini ve süresinin özel durum ve koşullar dışında iki yılı aşamayacağını, bu şartların ihlal edildiğini, tarım makinaları mühendisi olan müvekkilinin yapabileceği başka işin bulunmadığını, aynı işin yasaklanmasının müvekkili için aç kalmaya mahkum kalmak anlamına geldiğini, davacının internet sitelerinde ürünlerin satış fiyatlarını alenileştirdiğini, tüm Ege Bölgesi'ndeki 15-20 bayinin bulunduğu düşünüldüğünde müşteri çevreleri ile fiyat gibi hususlarda ihlal edilebilecek bir sırdan söz edilemeyeceğini, çalıştığı sürede alınan ücret gözetildiğinde istenen miktarın hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, davacıda çalışırken sömürülen, başka işlerde çalıştırılan, fazla çalışma ücretleri ödenmeyen müvekkilinin işten ayrılmasının haklı olup rekabet yasağının da bu nedenle sona erdiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, işin 10.05.2013'de bırakıldığına göre 6098 sayılı Kanun döneminde uyuşmazlığın doğduğu, buna göre 01.07.2012'de yürürlüğe giren TBK'nın rekabet yasağına ilişkin 444 ve devamı maddelerinin uygulanacağı, anılan kanunda belirlenen azami sürenin üstünde bir dönem için rekabet yasağı öngörüldüğü, davalı işçinin üretim sırları, müşteri portföyü gibi önemli bilgileri bilmesi, bunları kullanması ve davacının büyük bir zarara uğraması unsurlarına dair bir kanıt bulunmadığı, davalının yaşamak için mesleğini icra etmek üzere bir başka firmada çalışması gerektiği, sözleşmeye TBK'nın rekabet yasağı sözleşmelerini kısıtlayan ve düzenleyen hükümlerine aykırı bir yasak konulduğu, bu nedenle cezai şart talep koşullarının oluşmadığı, 818 sayılı BK'nın uygulanması halinde dahi 5 yıl süre ile başka firmada çalışmama şartının empoze edilmesinin hakkaniyete aykırı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 07.07.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy