MAHKEMESİ:TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 11.12.2012 gün ve 2012/357-2012/323 sayılı kararı onayan Daire’nin 25.11.2013 gün ve 2013/6676-2013/21327 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, davalılardan ...'nun şirketi temsil yetkisine sahip olduğunu, ancak tek işlemde 5.000,00 Euro, yıllık toplamda 10.000,00 Euro'yu aşan miktardaki işlemleri tek başına yapma yetkisinin bulunmadığını, buna rağmen anılan miktarı geçen pek çok işlemi davalı banka nezdinde gerçekleştirdiğini, bu şekilde çekilen paradan bir kısmı şirket için kullanılmışsa da büyük kısmının davalının zimmetine geçirildiğini ileri sürerek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL'nin davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili, 04.09.2007 havale tarihli ıslah dilekçesi ile talep sonucunu 90.245,00 TL'sına çıkartmıştır.
Davalı banka vekili, diğer davalının, davacının yönetim kurulu başkanı ve münferiden temsil yetkilisi olduğuna dair ana sözleşme ve imza sirküleri örneklerinin hesap açılması esnasında ibraz edildiğini, bu belgelere aykırı hiç bir işlem yapılmadığını, anılan hesabın kapatılmasınadan 2.5 yıl sonra açılan davanın kötüniyetli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili, hesabın kapatıldığı tarihten 2,5 yıl sonra açılan davanın zamanaşımına uğradığını, müvekkilinin verilen yetkiyi aşmadığını, kaldı ki çekilen tüm paraların şirket için kullanıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davalı ...'nun 76.737,17 TL'yi yetki dışı çektiği, ancak davacı defterlerinde, şirket adına kayıtlı olan ve şirket adına yaptığı ödemelerin tutarının (kendisine ait ücretleri hariç) 106.315,75 TL olduğu, davalı ...'nun yetki dışında çektiği 76.737,17 TL'den daha fazla olarak 106.315,75 TL'lik ödemeyi şirket adına yaptığı, davacı şirketin davalı ...'ndan alacaklı olmadığı ve davalı ...'nun dava konusu işlemler nedeniyle davacı şirkete karşı sorumlu tutulabileceği herhangi bir davacı şirket zararının bulunmadığı, buna bağlı olarak da davalı bankanın davacı şirkete karşı tazmin etmekle sorumlu oldukları herhangi bir zararın bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair tesis edilen karar, davacı vekilinin temyizi üzerine, Dairemizce onanmıştır.
Davacı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 52,40 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 228,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davacıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 15.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.