MAHKEMESİ:TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 16/12/2013 tarih ve 2013/305-2013/337 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı Banka vekili, fer'i müdahil TMSF vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava konusu meblağ 18.563 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK'nın 3156 sayılı Kanun'la değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı banka çalışanlarının yönlendirmesi ile parasını off shore bankasına yatırdığını ve davalı banka yöneticilerinin dolandırıcılık suçundan ceza aldığını, müvekkilinin parasının ödenmediğini ileri sürerek 3.000,00 TL alacağın 17/12/1999 tarihinden itibaren, TCMB'nin bankalarca TL olarak açılan mevduata uygulanacağı bildirilen azami faiz oranıyla birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, .... Ltd'ye .... Bankası A.Ş. tarafından gönderilen paraların aslında fiilen Kıbrıs’a aktarılmadığı, .... Bankası A.Ş.'nin hakim ortaklarına ait bir kısım şirketlere kredi olarak verilmek üzere kullandırıldığı hususunun sabit olduğu, dava konusu mevduattan en hafif kusurundan dahi sorumlu olan bankanın Bankacılık Yasası ve TTK'nın 321/5.maddesi gereğince sorumlu olduğu, taraflar arasında akdi ilişki bulunmadığından, davalının sorumluluğunun (Borçlar Kanunu 41-45) TBK 49-66 ve 6102 sayılı TTK'nın 553. maddelerinden kaynaklanması ve davacının zararını off shore bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren zamanaşımı süresinin başlaması sebebiyle zamanaşımı defiinin reddi gerektiği, gerekçesi ile davanın kabulüne, 3.000,00 TL'nin 17/12/1999 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fon bankası iken .... Bank A.Ş'ye devredilen Yurt Bank A.Ş'nin eylemlerinden dolayı açılan davada, gerek feri müdahil TMSF gerekse bu bankayı devir alan .... Bank A.Ş'nin 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 140.maddesi uyarınca harçtan muaf olduğu dikkate alınarak, harç alınmasına yer olmadığına karar verilmiştir..
Kararı, davalı banka vekili, fer'i müdahil TMSF vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı banka vekili, fer'i müdahil TMSF vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı banka vekili, fer'i müdahil TMSF vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, davalı banka ve TMSF harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, 02.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.