MAHKEMESİ: FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 01/12/2011 tarih ve 2010/87-2011/193 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının TPE nezdinde “iç mimari&dekorasyon + şekil” ibareli markayı 2.3.2007 tarihinde 16, 35, ve 41. sınıflar yönünden adına tescil ettirdiğini, dava konusu markanın davacının temsil ettiği iç mimarlık mesleği ve meslekle bağlantılı tanımları içine alan çok geniş kapsamlı bir içeriği taşıdığını, markanın tescil edilerek kullanılacağı emtia sınıflarının tüm sektör tarafından yaygın olarak kullanıldığını, bu şekilde kullanımın 556 sayılı KHK'nın 7/d maddesi hükmüne aykırı olduğunu ileri sürerek davalı adına kayıtlı markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir
Davalı vekili; markanın hizmet markası olarak tescil edilip kullanıldığını, davacının zarar gören sıfatının olmaması nedeniyle dava açma hakkının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; üyelerinin menfaatini korumak amacıyla kurulan meslek kuruluşları ve derneklerin de hükümsüzlük davası açma hakkının olduğu, bu nedenle davacının dava ehliyetinin bulunduğu, somut olayda davaya konu markada şekli unsurlar itibariyle ilgili meslek dalında kullanılan genel, soyut ve tanımlayacı mahiyetteki ifadeye ayrıcalık ve ayırt edicilik kazandırıldığı, bu şekildeki kullanımın istisna niteliğinde yan unsur olarak kullanılma durumu olarak değerlendirilmesi gerektiği, davacının KHK'nın 7/son maddesi uyarınca tescil tarihi öncesi de kullanamının bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verimiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 09/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.