MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada .... Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 03/12/2013 tarih ve 2011/423-2013/430 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, 1991 yılından itibaren ... markaları altında üretim yapan müvekkilinin bu markalı ürünlerin 1998 yılından beri Türkiye pazarında bulunduğunu, markaların birçok ülkede yıllardan beri tescilli olup, tanınmış marka niteliğinde bulunduğunu, yine KUCHING markasının aynı zamanda müvekkilinin ticaret unvanı olduğunu, bu kapsamda asıl ve öncelikli hak sahibi müvekkili olmasına rağmen müvekkili ile 13 yıl süren temsilcilik ve distribütörlük ilişkisi bulunan dava dışı... Dış Ticaret Ltd. Şti.'nin dava konusu markaları kötü niyetli olarak tescil ettirdiğini ve daha sonra davalıya devrettiğini belirterek davalının .... ibareli markalarının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin dava konusu markaları Türkiye’de gerçek hak sahibi olan ..... Ticaret Ltd. Şti'den dava açılmadan önce iyiniyetli olarak devraldığını, bu şirketin dava konusu markaları Türkiye pazarında ayırt edici ve bilinir hale getirdiğini, davanın beş yıllık hakdüşürücü süre içerisinde açılmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının ....markalarını tescil tarihinden çok önce gerek ticaret ünvanı, gerekse markasal olarak kullandığı, bu kullanımın, markaları ilk olarak tescil ettiren Ayan Dış Ticaret şirketi tarafından bilindiği, birebir bu markaların aynısının tescil edilmek suretiyle kötü niyetli davranıldığı, markanın sonradan davalı tarafa devredilmesinin kötü niyeti ve davacının üstün hakkını ortadan kaldırmayacağı, kötü niyetli tescil halinde hükümsüzlük davası için süre öngörülmediği gibi davalı tarafın kötü niyetle bir hak elde etmesinin de mümkün olmadığı, tescil edilen sınıflar yönünden 11. sınıfın davacı markasının kullanım alanı olup 17. sınıfta kullanılan ürünlerin de bu sınıfın benzeri ürünler olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 10/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy