MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 17/09/2013 tarih ve 2012/109-2013/143 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından ayrı ayrı istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava, 6100 Sayılı Kanun'un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK'nın 3156 sayılı Kanun ile değişik 438/1 maddesi hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin ...ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, müvekkilinin 2010/17913 sayılı başvuru ile 05, 29, 30, 31. ve 32. sınıflarda .... ibaresini marka olarak tescili için ....’ye başvuruda bulunduğunu, başvurularına davalı şirketin Nes..., Nestle Nes... markalarını gerekçe göstererek itiraz ettiğini, itirazın YİDK'nca kısmen kabul edildiğini, verilen kararın haksız olduğunu, itiraz sonucu başvuru kapsamından 29, 30, 32. sınıfların tamamı ile 05. ve 31. sınıflardaki bir kısım emtiaların çıkarıldığını, oysa davalı markalarının genellikle 29, 30, 32. sınıflarda tescilli olduğunu, emtia listesinden çıkarılan 05 ve 31. sınıftaki emtiaların davalı şirket markaları kapsamında olmadığını, işaretlerinin de benzer olmadığını, karıştırılma ihtimalinin de bulunmadığını; müvekkili başvurusundaki baskın unsurun ... lider markası olduğunu, başvuruda yer alan Ken ... ibarelerinin ikincil unsur olarak yer aldığını, ... ibaresinin hızlı ve çabuk anlamına geldiği ve tanımlayıcı olduğunu, davalı şirket markaları arasında tek ortak unsurun ... ibaresi olduğunu, YİDK kararının kendi içinde çelişir nitelikte olduğunu, 556 sayılı KHK'nın 8/4 maddesi kapsamında markaları benzer görmezken 8/b anlamında benzer kabul ettiğini, ileri sürerek 2012-M-546 sayılı YİDK kararının iptaline, başvurularının çıkarılan emtialar yönünden tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket vekili, müvekkilinin tanınmış ...markasının 29, 30 ve 32. sınıflarda sahibi olduğunu, davacının daha öncede kötüniyetle 2004/16958 no.lu ...ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2006/555 E.sayılı dosyası ile görülen davada davacı markasının hükümsüzlüğüne karar verildiğini ve müvekkili markası ile benzer kabul edildiğini, davacının şimdi de dava konusu... markasını tescil ettirmeye çalıştığını, hükümsüzlüğüne karar verilen marka ile işbu marka başvurusunun aynı olduğunu, dolayısı ile davacının kötüniyetli olduğunu, müvekkilinin tanınmış markalarından haksız yararlanma gayesi içersinde olduğunu, taraf markalarının benzediğini, ... ibaresini ilk defa müvekkilinin yarattığını, savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacı başvurusu ise, ... ibarelerinden oluştuğu ve başvuruda ön planda yer alan ... ibaresi
davacının lider ya da şemsiye markası olduğu, ortalama tüketicinin markanın diğer unsurlarına, yani ikinci plandaki “ken quik” ibaresine dikkat etme ve markasal olarak öncelikle algılama olasılığı düşük olduğu, yine ortalama tüketici davacının lider markası olan ve başvuruda daha büyükyazılan ...ibaresinin altındaki 'ken' ibadesini lider markanın ilk hecesiyle birlikte ve "quik" sözcüğünü de 'hızlı, çabuk, kullanıma hazır' anlamlarıyla ve tanımlayıcı bir kelime olarak algılayıp dikkate alacağı, davacı başvurusu, ortalama tüketici tarafından görsel olarak “....” şeklinde bir bütün olarak üç sözcük şeklinde algılanacak, davalı markaları ise ..., sarı zemin üzerinde mavi renkle yazılmış.... aynı şekilde sarı zemin üzerine mavi renkle yazılmış.... sözcük markası ile sol üst köşede kırmızı ile yazılmış ... söcükleri ile bir bütün halinde görsel algıya neden olacağı, davacıya ait.... şeklinde, ortalama tüketiciler tarafından okunup görsel olarak algılanacak davacı başvurusunun, davalı şirkete ait itiraza dayanak ..., .... şeklinde okunup görsel olarak algılanacak markalar ile, okunuş, görünüm, kavramsal ve genel izlenim itibariyle, benzer ve bağlantılı bir marka olarak anlaşılıp algılanması ihtimalinin bulunmadığı, işaretlerin davacı başvurusundaki '... ken' ilaveleri nedeniyle davacı markalarından yeterince uzaklaştığı, bu nedenle davalı markalarının tanınmışlığının somut uyuşmazlık bakımından ulaşılan sonucu değiştirmeyeceği, işaretlerin parçalara ayrılarak değil bir bütün olarak tüketicide bıraktığı genel izlenimin önem taşıdığı, başvuru ve davalı markalarının parçalara ayrılması halinde de, davacıya ait “....” başvurusundaki “quik” ibaresinin İngilizce ... sözcüğünün okunuşu olması ve tescile konu ürünler açısından “hızlı, çabuk hazırlanma” özelliğine yönelik vurgu dolayısıyla tek başına ayırt edici sayılamayacağı, esasen ortalama tüketicinin bütünsel olarak taraf markalarını algılayacağı, tüketicinin davalının tanınmış markasını ... olarak tanıyıp bildiği, dolayısıyla davalının tanınmış markalarının bir bütün olarak içindeki harf ve hece bileşenlerinden bağımsızlaşarak bütüncül anlamıyla davalıya malolduğu,... Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 20.06.2009 tarihinde kesinleşmiş 2006/555 E. ve 2007/131 K. sayılı kararına konu başvurunun (KEN...) dava konusu başvurudan tamamen farklı olduğu, dolayısıyla anılan karar bağlayıcı olmadığı gibi emsal dahi kabul edilemeyeceği, başvurunun kötüniyetli olduğunun kabulü için de yeterli bir neden ve kanıt olmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne, TPE YİDK'nın 2012-M-546 sayılı davalı şirket itirazının kısmen kabulüne dair bölümü yönünden iptaline, karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekilleri ayrı ayrı temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalılar vekillerinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, davalılardan temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 09/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy