MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 02/04/2013 tarih ve 2012/366-2013/114 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin yurtdışında çalışırken biriktirmiş olduğu parasını, istediği her an geri çekebileceği ve yüksek oranda kâr verileceği taahhüdü ile davalılara makbuz karşılığında yatırdığını, müvekkilinin daha sonra ödediği parasını talep ettiğinde davalılar tarafından her defasında paranın daha sonraki bir tarihte ödeneceği yönünde söz verildiğini, davalıların SPK'ya başvuru yapmadan ve halka arz izni almadan kanunlara aykırı bir şekilde para tahsil ettiklerini, Sermaye Piyasası Kanunu'na aykırı bir şekilde aracılık faaliyetinde bulunulduğunu, SPK ve diğer kanun hükümlerine aykırı olarak hisse senetlerinin izinsiz olarak hakla arz edildiğini, müvekkilinin şirket ortağı yapılmasının hukuken mümkün olmadığını, davalı ...'ın bu faaliyeti planlayan kişi ve paravan olarak kullanılan şirketin yönetim kurulu başkanı olduğunu, davalı ...'ın davalı şirket ile birlikte davacının zararından sorumlu olduğunu ileri sürerek,18.780 DM karşılığı 17.100 TL'nin faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı vekiline bilirkişi ücretini yatırması için usulüne uygun olarak kesin süre verildiği, davacı vekilinin bu süre içinde bilirkişi ücretini yatırmadığı gerekçesiyle, ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 12/05/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy