MAHKEMESİ:FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22.01.2014 tarih ve 2013/26-2014/12 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından ayrı ayrı istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin kurucularının ilk olarak 1984 yılında .... tanıtım işaretini kullanarak aile şirketini kurduklarını, 1987 yılında müvekkili ....unvanlı şirketin kurulduğunu, genel olarak laboratuvar sarf malzemeleri alım ve satımı ile ilgili ticari faaliyette bulunduğunu, iş evrakı ve faturalardan da gözlenebileceği üzere .... tanıtım işaretinin müvekkilinin ticaret unvanının ayırıcı unsuru, 2010/19278 sayılı markası ve işletme adı olarak kullanıldığını, davalı şirketin müvekkili ile aynı ticari alanda faaliyette bulunduğunu, davalı tarafın müvekkilinin markasını fiziki ve elektronik ortamlarda kullanmakla kalmayıp ... nezdinde .... ibareli marka tescil başvurusunda bulunduğunu, davalının marka tescil başvurusunun reddi istemiyle yaptıkları itirazların ... YİDK'nın 2012/M-3501 sayılı kararıyla haksız ve hukuka aykırı olarak reddedildiğini ileri sürerek, YİDK kararının iptaline ve davalı adına tescil olunan markanın hükümsüzlüğüyle sicilden terkinine, davalının haksız rekabetinin tespiti, durdurulması ve önlenmesiyle kurulacak hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, kurumun yapmış olduğu işlemlerin hukuka uygun bulunduğunu, davacının ticaret unvanını markasal olarak kullandığını ispat edemediğini, faturalarda .... ibaresinin büyükçe kullanılmasına karşın yayınlanan mallarla ilgili markasal bir kullanımın kanıtlanamadığını, bu sebeple ticaret unvanı tescili ve eskiye dayalı kullanım sebeplerine dayalı itirazların kabulünün mümkün bulunmadığını, kaldı ki davalının ticaret unvanının ayırıcı unsurunun da .... ibaresi olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı şirket vekili, müvekkili ... unvanlı şirketin 2008 yılında kurulduğunu, anılan tarihten buyana Ankara ilinde kamu ihalelerine girdiğini, .... DİAGNOSTİK tanıtım işaretiyle bilindiğini ve tanındığını, kullandığı tanıtım işaretinin marka olarak tescili amacıyla ...'ye marka tescil başvurusunda bulunduğunu, davalının önceye dayalı hak sahipliği ve ticaret unvanı tesciline dayanarak gerçekleştirdiği itirazının haksız olduğunu, nitekim kendi istemlerinin kabul olunduğunu, itirazın reddedildiğini, davacının .... markalı bir ürün üretip satmadığını, sadece başka firmalara ait ürünleri sattığını, kaldı ki başvuru konusu işaret ile davacının kullandığı tanıtım işareti arasında yazım ve görsellik açısından büyük farklılıklar olduğunu, karıştırılmasının mümkün olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamı nazara alınarak, ... YİDK'nın 2012/M-3501 sayılı kararının, davacı itirazlarının reddi bakımından iptaline, davalı başvurusu henüz marka olarak tescil edilmediğinden hükümsüzlük istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davalı şirketin .... tanıtma işaretini, diagnostik ürünlerinin ticareti ile ilgili olarak markasal biçimde kullanmasının, davacının tescilli ticaret ünvanı, tescilsiz işletme adı ve tescilsiz marka kulanımından doğan haklarına tecavüz oluşturması sebebi ile haksız rekabet yarattığının tespitine, davalının bu suretle yarattığı haksız rekabetin durdurulması ve önlenmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekilleri ayrı ayrı temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalılar vekillerinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, davalılardan temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 11.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.