MAHKEMESİ:FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada . Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 13/11/2013 tarih ve 2012/239-2013/209 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı ... vekili ve devreden ve devralan davalı şirket vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin 28.05.2010 tarihinde kurulduğunu, kuruluşundan itibaren yoğun biçimde ... markasını kullandığını, müvekkili şirketin ortağı olan ...'un davacı şirketin kuruluşundan evvel dava konusu markayı devralan şirkette ortak olduğunu, daha sonra bu şirketten ayrıldığını, müvekkilinin ticaret ünvanında yer alan ... marka ve logosu üzerinde çalışma yaptığı sırada markayı devralan şirkete mali müşavirlik hizmeti sunan davalı ...'ın kötüniyetli biçimde 12.07.2010 tarihinde ... ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, başvuruya yapılan itirazın nihaî olarak ... YİDK kararı ile reddedildiğini, davalının markayı kullanma ihtimalinin söz konusu olmadığını, müvekkilinin önceye dayalı kullanım hakkı bulunduğunu belirterek YİDK kararının iptaline, davalı markasının hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, 556 sayılı KHK'nın 8/3 maddesi şartlarının gerçekleşmediğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Diğer ... vekili, davacının markayı devralan şirkette çalışırken ayrılıp davacı şirketi kurduğunu, eski şirketine karşı haksız rekabet yaratacak eylemlerde bulunduğunu, markayı devralan şirketin mağdur olmaması için ve bu şirketi korumak amacıyla devralan şirketin tescil ettirmeyi düşündüğü ... ibaresini marka olarak kendi adına tescil ettirdiğini, markayı hak sahibi şirkete devredeceğini belirterek davanın reddini istemiş, yargılama aşamasında markanın Biomet Geri Dönüşüm Nak. Mak. Otom. ve Dış Tic. A.Ş'ye devredilmesi üzerine, davacı HMK'nın 125. maddesi uyarınca davayı markayı devralan şirkete karşı sürdüreceğini belirtmiştir.
Markayı devralan şirket vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davacının ticaret unvanının ayırıcı unsurunun ... ibaresi olduğu, hükümsüzlüğü istenilen markanın da ... ibaresinden oluştuğu, her iki tanıtım işareti aynı olduğu gibi, hükümsüzlüğü istenilen markanın kapsadığı ürün ve hizmetlerin davacı şirketin faaliyet alanı ile paralellik arz ettiği, davacının, şirketin tescilli ticaret unvanından doğan hakkına dayanarak 556 sayılı KHK'nın 8/5 maddesi hükmü uyarınca kendisi ile irtibatlandırılması kaçınılmaz olan ... ibareli marka tesciline itiraz etme ve hükümsüzlük isteme hakkının bulunduğu, markayı devreden ...'ın, başvuru tarihinde ve öncesinde ... ibareli marka ile bir ticari faaliyette bulunmadığı gibi, tescil başvurusunun tamamen davacıyı engelleme amacıyla yapıldığının kendisi tarafından ifade edildiği, böyle bir marka tescilinin iyiniyetli olarak kabul edilemeyeceği, markanın ilk sahibi için geçerli olan hukuka aykırılığın markayı devralan davalı şirket içinde geçerli olduğu, davacının MK'nın 2. maddesi ve 556 sayılı KHK'nın 8/5 maddesi kapsamında davalı marka başvurusunun tesciline itiraz edebileceği gerekçesiyle davanın kabulüne, YİDK kararının iptaline, davalı adına tescilli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı ... vekili ve markayı devreden ve devralan davalı şirketler vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı ... vekili ve devreden ve devralan davalı şirket vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı ... vekili ve devreden ve devralan davalı şirket vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından temyiz edenlerden başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 10.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.