MAHKEMESİ: ...FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 26/01/2012 gün ve 2010/110-2012/9 sayılı kararı onayan Daire’nin 05/12/2013 gün ve 2012/8124-2013/22175 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, davalı tarafından 02/05/2002 tarihinde tescil edilmiş olan ŞEKİL markasının, marka olabilme kabiliyetine haiz olmadığını, şekil markasının herkesin kullanımına açık unsurların özgün olmayan şekilde bir araya getirilmesi ile oluşturulduğunu, söz konusu şekil markasının "çikolata" ya da "çikolatalı ürün" görselinden ibaret olduğunu, davalı tescilinin kötü niyetli olduğunu ve 556 sayılı KHK'nın 7/1-a, c ve e maddelerinde belirtilen hükümsüzlük koşullarının gerçekleştiğini iddia ederek, 02/05/2002 tarih ve 2002/10243 sayı ile tescilli şekil markasının hükümsüzlüğünü ve sicilden terkinini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili adına tescilli marka hakkında, ... 1. Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2005/316 Esas, 2006/1385 Karar sayılı dosyası ile, müvekkili markasının özgün bir kompozisyon olduğu yönünde hüküm tesis edilmiş olduğunu, söz konusu mahkeme kararı mevcut iken, müvekkili markasının 556 sayılı KHK'nın 5. ve 7/1-a maddesine aykırı olduğunun iddia edilmesinin davanın reddini gerektireceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacı markasının doğrudan KHK'nın 7/1-c maddesinde belirtilen tescile engel mutlak ret sebebi kapsamında olmadığı gibi (e) bendinde belirtilen ret sebebinin de söz konusu marka için düşünülemeyeceği, ayrıca markadaki şeklin KHK'nın 5. maddesinde belirtilen ayırt edicilik unsurunu da taşıdığı gerekçesiyle, davanın reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 05/12/2013 tarihli kararı ile onanmıştır.
Davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 52,40 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 228,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davacıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 17/04/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy