MAHKEMESİ:TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 14. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 14/11/2012 gün ve 2010/492-2012/261 sayılı kararı onayan Daire’nin 18/12/2013 gün ve 2013/6976-2013/23192 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili banka ile davalı şirket arasında 25.02.2008 tarihinde peşin ödeme protokolü akdedildiğini, sözleşmede satışını yapacağı tüm marka araçlara ilişkin taşıt kredi taleplerinin 500 adet araç kredisi için prim ödenmesi koşullarının düzenlendiğini, banka tarafından bu protokol kapsamın davalı şirkete taahhüdü kapsamında bankanın uygun bulacağı asgari 500 adet araç kredisi için 03.04.2008 tarihinde 150.000 TL peşin prim ödemesi yapıldığını, davalı şirket tarafından yalnızca 134 araç kredisi sevkedildiğini protokolün 06.05.2010 tarihinde derhal feshedildiğini 366 adet için taahhüdünü yerine getirememesi sebebiyle eksik kalan araç adediyle bağlı olarak geriye ödemekle yükümlü olduğu bedel için ortaya çıkacak miktarın her bir araç başına 300 TL olduğunu iddia ederek, şimdilik 10.000 TL'nin yıllık %25 faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, protokol gereği müvekkilinin tüm edimlerini yerine getirdiğini, her gelen müşterinin davacı bankaya yönlendirildiğini, ancak banka yetkililerinin her defasında bankanın kredi politikasındaki değişiklik nedeniyle kredi taleplerinin reddedildiğini, davacı bankanın haksız ve kusurlu eylemi neticesinde 135 adet kredi kullandırılabildiğini, dava dilekçesinde yazılı 366 adet araç ile ilgili olarak taleplerin yerinde olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece davacı bankanın kendisine gelen her kredi talebini ekonomik gereklere göre değerlendirip kabul veya red etme hususun da bir takdir hakkı bulunduğu, riskli gördüğü kredileri reddedeceği, ayrıca faaliyet konusu paranın satışı suretiyle gelir elde etme amacında olan bankanın kredi talebini haksız geri çevirdiği iddiasının da hayatın olağan akışına uygun bir davranış olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, 129.156 faizi ile davalıdan tahsiline dair verilen karar davalı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 18.12.2013 tarihli kararı ile onanmıştır.
Davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 52,40 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 228,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 17/04/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy